Gediz Deltası

Fotoğraf: Hellio & Van Ingen

 

Özet
İzmir gibi nüfusu dört milyonu aşan bir metropolün içinde yer alan yeryüzünün tek sulak alanıdır. UNESCO’nun dört Dünya Doğa Mirası kriterinin tümünü sağlamaktadır. Dünya ölçeğinde Önemli Doğa Alanı ve Önemli Kuş Alanı’dır. Flamingoların dünya nüfusunun yaklaşık yüzde onu, İzmir’in Gediz Deltası’nda yaşamaktadır. Nesli tehlike altında olan tepeli pelikan, Akdeniz foku ve Caretta caretta deniz kaplumbağasının birlikte yaşadığı nadir alanlardan biridir. Tüm Ege Denizi’ndeki en önemli balık yavrulama ve beslenme alanlarından biridir ve Türkiye’deki tuz üretiminin yaklaşık üçte biri burada gerçekleşmektedir. Delta, ulusal ve uluslararası yasalarla korunmasına karşın yeryüzünün en çok tehlike altındaki 422 kuş alanı arasında yer almaktadır.

Coğrafya
Gediz Deltası tüm Akdeniz Havzası’ndaki en geniş sulak alanlardan biridir. Gediz Deltası, İzmir Körfezi’nin batı kıyısında Gediz Nehri’nin denizle buluştuğu noktada oluşmuş geniş bir sulak alan sistemidir. Deltanın doğu ve güneydoğusunu Yamanlar Dağı, kuzeydoğusunu Dumanlıdağ, kuzeyini ise Foça Tepeleri sınırlar. Önemli Doğa Alanı (ÖDA), Gediz Nehri’nin dar bir boğazdan geçtikten sonra ulaştığı ovanın batı kesimini, kıyıdaki sulak alanları ve ovadaki alçak tepeleri içerir. Gediz’in denize döküldüğü yerin güneyinde ince uzun ve karaya paralel kordonlarla denizden ayrılmış lagünler (Homa, Çilazmak, Kırdeniz), tuzlu bataklıklar ve aktif olarak üretim yapılan tuzlalar yer alır. Kırdeniz Dalyanı kıyısında yükseklikleri 50–100 metre arasında değişen Üç Tepeler (Lodos, Orta, Poyraz) ve bunun arkasındaki bölgede Taşlı Tepeler uzanmaktadır.

Habitatlar ve Alan Kullanımı
Gediz Deltası, tuzlu, tatlı ve acı su ekosistemlerini içerir. Delta – deniz sınırının büyük kısmı üzeri deniz börülceleri (Salicornia) ve midye kabuklarıyla kaplı kum bantlarından oluşur. Kum bantlarının ardında lagünler veya geniş tuzcul kıyı çayırları uzanır. Tuzcul çayırların kıyı kesiminde Arthrocnema-Halocnemetum strobilacei birliği, daha iç kesimlerde ise ılgın (Tamarix) ve Limonium sp. toplulukları yer alır. Tuzcul alana tatlı su girişinin yüksek olduğu noktalarda küçük sazlık alanlar ve kındıralarla (Juncus) kaplı geçici sulak çayırlar bulunur. Tepeler genellikle garig ile örtülüdür. Bunun dışında ÖDA’da geniş tarım alanları, ağaçlandırma sahaları ve bahçeler bulunur. Gediz nehri boyunca iyi korunmuş galeri ormanları uzanmaktadır. Ege kıyılarındaki en önemli tarımsal alanlardan biri olan deltanın özellikle Menemen Ovası olarak bilinen kısmı son derece verimli tarım arazilerine sahiptir.

Deltadaki geniş çayırlar küçükbaş ve büyükbaş hayvanların yetiştirilmesi için mera olarak kullanılır. Deltada ekonomik değeri olan birçok balık bulunur. Homa Dalyanı, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından balık üretimi amacıyla işletilmektedir. Bölgede çok sayıda kıyı balıkçısı da bulunmaktadır. Çamaltı Tuzlası’nda Binbir Gıda Anonim Şirketi tarafından yılda 500 bin ton civarında tuz üretilmektedir. 1863 yılında İtalyan yatırımcıların başlattığı tuz üretimi halen kapasitesini arttırarak devam etmektedir. Deltadaki tuzcul düzlüklerinin doldurulması sonucunda İzmir Atatürk Organize Sanayi kurulmuştur. ÖDA’nın güneyinde iki askeri havaalanı bulunmaktadır. 2004 yılında askeri uçuşların rotası değiştirilmiştir.

Biyolojik Çeşitlilik
Kuşlar açısından büyük önem taşıyan delta kuş biyoçeşitliliğinin en fazla olduğu alanlardan bir tanesidir. Deltada bugüne kadar 289 kuş türü gözlemlenmiştir. Kış aylarında delta yaklaşık 80 bin kuşa ev sahipliği yapar. Tepeli pelikan (Pelecanus crispus), küçük kerkenez (Falco naumanni), mahmuzlu kızkuşu (Vanellus spinosus), karagagalı sumru (Sterna sandvicensis) ve kocagöz (Burhinus oedicnemus) gibi kuş türleri alanda üremektedir. Gediz Deltası flamingonun (Phoenicopterus roseus) ülkemizdeki iki önemli üreme alanından biridir. Ayrıca özellikle Doğu Avrupa’da yaşayan su kuşları için sahip olduğu uygun iklim koşulları ve beslenme alanları nedeniyle önemli bir kışlama ve konaklama alanıdır. Alandaki önemli memeli türleri saz kedisi (Felis chaus), Akdeniz foku (Monachus monachus) ve susamurudur (Lutra lutra). İçsu balıkları için de önemli alanda ülkemize endemik Ladigesocypris irideus içsu balığı korumada öncelikli bir türdür.

Tehditler
Gediz Deltası, her ne kadar ulusal ve uluslararası yasa ve yönetmeliklerle korunuyor olsa da İzmir şehir merkezi çeperinde, denizin yanı başında geniş bir bölgeyi kapladığı için büyük bir kentleşme baskısı altındadır. Hayati öneme sahip olan Güney Gediz Deltası geçtiğimiz 20 yıl içerisinde büyük yapılaşma planları çin hedef alan olarak seçilmiştir. Alanın güneydoğusundaki sit alanının derecesi düşürülerek yapılaşmaya açılmıştır. Deltanın Çamaltı Tuzlası sınırları içinde kalan kısmına liman yapılmak istenmiştir. Bu proje, inşaat alanının 1998 yılında ilan edilen Ramsar Alanı sınırları içinde kalması nedeniyle iptal edilmiştir. Ancak koruma bölgesi üzerindeki yapılaşma baskısı hala devam etmektedir. Çiğli ile Balçova ilçelerini körfezin üzerinden bir otobanla bağlamayı hedefleyen, 2017 yılının Nisan ayında ÇED Olumlu kararı verilen Körfez Geçiş Projesi için sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarının açtığı davalar sonucunda 2018 yılının Aralık ayında ÇED Olumlu kararının iptali kararı verilmiştir ancak projenin yeniden gündeme gelmesi söz konusudur. 

Havzadaki sanayi bölgeleri ve tekil endüstriyel tesislerin arıtma sistemlerinin yetersiz olması veya hiç olmaması Gediz Nehrinin kirlenmesine yol açmaktadır, nehrin kirliliği ise tüm delta ekosistemini tehdit etmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Arıtma Tesisi’nden elde edilen atık çamurun alanda kurutulmaya bırakılması tuzcul floranın yok olmasına sebep olmaktadır. Katı atıkların bekletildiği bu çukurlar yaz aylarında içerisinden çıkan metan gazının güneş ışınları ile tepkimeye girmesi ile yangınlara sebebiyet verebilmektedir. Sulak Alan Koruma Bölgeleri sınırları içerisinde yasadışı çöp ve moloz dökümü yapılmaktadır. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kimyasal gübre, yabani otların kurumasına sebep olan kimyasallar, tarım ilaçları gibi kirleticiler sebebi ile ekosistem bozulmalara uğramaktadır.

Deltadaki tatlı su yetersiz ve kalitesizdir. Deltadaki kurutma kanalları, setleri ve tuzlalar suyun doğal akışını bozmuştur. Geleneksel yöntemlerle yapılan balıkçılık faaliyetleri bu durumdan büyük zarar görmektedir çünkü lagünlere tatlı su girişi olmadığı için tuzluluk seviyesi artmakta ve bu durum balıkların alanda barınamamasına yol açmaktadır. Yasa dışı avcılık ve balıkçılık konusunda çalışan memur sayısı, yaptırımlar ve konu hakkındaki toplumsal bilinç seviyesi yetersiz kalmaktadır.

Korunan Alanlar
Alanın biyolojik çeşitliliği ulusal ve uluslararası mevzuatla korunmaktadır ki bu alanın doğal zenginliğini ve habitat çeşitliliği gösterir niteliktedir. Delta, Önemli Kuş alanı (ÖKA) ve Önemli Doğa Alanı (ÖDA)’dır ve alan aynı zamanda 1998 yılında Ramsar Alanı olarak belirlenmiştir. Deltanın bir kısmı 1. Derece Doğal Sit ve  3. Derece Doğal Sit statüleri ile de korunmaktadır. Leukai antik kentinin bulunduğu alan ise 1. Derece Arkeolijik Sit alanı ilan edilmiştir.

Koruma Çalışmaları
Deltadaki koruma çalışmalarını güçlendirmek amacıyla İzmir Valiliği’nin koordinasyonunda “İzmir Kuş Cennetini İyileştirme, Geliştirme, Tanıtma Birliği” 2003 yılında kurulmuştur, fakat birliğin faaliyetleri 2017’de durdurulmuştur. 2006 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı, EgeDoğa ve Doğa Derneği işbirliğiyle 2004 yılında ilk Gediz Deltası Yönetim Planı hazırlanmıştır. Yönetim Planı uyarınca, sahadaki geleneksel tarım, balıkçılık ve hayvancılık temel faaliyetler olarak halk tarafından da kabul görmüş, bu faaliyetlerin doğa koruma odaklı (kuş gözlemciliği, Doğa Tarihi Müzesi, Gediz Havzası Araştırma ve İzleme Merkezi, geleneksel tuz üretimi vb) eylemlerle desteklenerek, bu değerli ekosistemin gelecek kuşaklara en sağlıklı şekliyle bırakılmasını sağlayacak adımlar atılmıştır. 

EgeDoğa ve Doğa Derneği, deltadaki yasadışı yapılaşma ve çamur dökümü girişimlerini engellemek amacıyla bir dizi dava açmış ve bunların büyük kısmını kazanmıştır. Yasadışı yapılaşma karşısında Atlas Dergisi iki farklı kampanya başlatarak alanın korunması için on binlerce insanın desteğini toplamıştır. Çiğli ile Balçova ilçelerini körfezin üzerinden bir otobanla bağlamayı hedefleyen, 2017 yılının Nisan ayında ÇED Olumlu kararı verilen Körfez Geçiş Projesi için Doğa Derneği, TMMOB, EGEÇEP ve vatandaşlarının açtığı davalar sonucunda 2018 yılının Aralık ayında ÇED Olumlu kararının iptali kararı verilmiştir. 2018 yılının Şubat ayında Doğa Derneği, EGEÇEP, TMMOB ve vatandaşların katılımı ile “İzmir’e Sahip Çık Platformu’ kurulmuştur. İZKUŞ ve ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda kış ortası su kuşu sayımları son on yıldır kesintisiz olarak yapılmaktadır. Doğa Derneği deltada düzenli olarak kuş sayımı yapmaktadır.

Gediz Deltası’nın UNESCO Dünya Doğa Mirası broşürüne buradan ulaşabilirsiniz.

Gediz Deltası’nın UNESCO Dünya Doğa Mirası Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

Gediz Deltası UNESCO Dünya Doğa Mirası basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz.

İzmir’in Flamingoları e-sergisine buradan ulaşabilirsiniz.

EGE009-Gediz Deltası-Önemli Doğa Alanları Kitabı

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options