Ekle  Çıkar
Tarkan - Uyan
ATLAS BirdLife RSPB ATLAS BirdLife RSPB
 
Yörük Geronimo
Toroslar’da her yıl birkaç yüz çadır kurulur. Bunlar kışı Mersin Aydıncık’ta, yazı Konya Seydişehir yaylalarında geçiren Sarıkeçili yörüklerinin kıl çadırlarıdır. Bu zamanda göçmek de neymiş, neden durmak varken yürünürmüş diyenler... Mesele sandığınızdan karışık.

Sarıkeçili yörükleri, keçileri ve kıl çadırları dışında hiçbir malı olmayan insanlar. Mülkiyet duygusu, binlerce yıldır bu insanların hamuruna girememiş. Sarıkeçililer, mülkiyet yerine hürriyeti seçmiş. Onların insanışına göre dünya tüm canlıların ortak evi. Göç ise tüm engellere rağmen izlenmesi gereken en doğru yol.

Sarıkeçili masal dedesi Cemal Candan doğanın düzenini şöyle tasvir ediyor: “Bu dünyada tüm canlılar ötekinin rızkıdır. Keçiler otlar için dua etmezse, şu dağlarda tek bir ot bitmez. Otlar, yağmur için dua etmezse, gökten bir damla su düşmez.”

Keçi, Sarıkeçililer’in maddi ve manevi varlığının ayrılmaz bir parçası. Bu nedenle ne kadar kalabalık olursa olsun her sürüdeki keçilerin tek tek isimi var. Keçinin bir yanı yaralanırsa, tüm aile yaralanmış gibi herkes yardımına koşuyor. Yeni bir oğlak doğduğunda, genişleyen aile için tüm oba seviniyor.

Gelin görün ki yörüğün hayatında bir de “beyaz adam” var. Yakın zamana kadar “Orman Kanunu” gerekçe gösterilerek Sarıkeçililer’e keçi otlattıkları için ceza kesiliyordu. Keçisiz bir Sarıkeçili! Ne kadar dahice bir fikir. Tıpkı suyu akmayan akarsu, kumsalsız kıyı projeleri gibi, bugünün Türkiye’sine yakışan bir vizyon.

Ne var ki, Sarıkeçili’nin derdi bununla bitmiyor. Beyaz adam, Sarıkeçili’nin göçtüğü yolun üzerine baraj ve HES’ler kuruyor. Dinlendiği ormanı parsel parsel kesiyor, maden ocakları açıyor. Merasındaki suyu şirketlere satıyor. Adeta Sarıkeçili’nin canını istiyor.

Sarıkeçili masal dedesi Cemal Candan’ı dinlerken aklıma Kızılderili lideri Geronimo’nun duvarları süsleyen “birgün paranın yenmeyeceğini anlayacaksınız” sözü geliyor. Bu söz, duvar süsünden başka bir işe yaramıyor olmalı ki, Anadolu’daki Geronimo’lar bugün acımasızca yok ediliyor.

Benim kuşağım Amerika ve Avrupa’nın ne kadar gelişmiş, adil ve güçlü ülkeler olduğu efsaneleriyle büyüdü. Büyüdükçe anladık ki, en sıkı savaş taciri yine bu ülkelermiş. Dünya insanlarına en çok haksızlık yapan, doğayı yok eden, çocukları açlıktan öldüren de yine beyaz adammış.

Şimdi benzer sıfatlar Türkiye için söyleniyor. Hızlı kalkınan, lider ve dünyaya adalet dağıtan modern Türkiye. Üreperek görüyorum ki, para uğruna yörüğünü, kültürünü, doğasını ve tüm köklerini yakıp yıkan da yine aynı Türkiye. Diğer ülkeleri sömürme planları yapan da o Türkiye.

Olsun varsın! Nasıl olsa Toroslar’daki son Geronimo da öldüğünde, paranın yenmeyeceğini hatırlatacak hiç kimse kalmayacak. İşte o zaman Türkiye’nin ruhunu yabancı bir his saracak.

Paranın buruk lezzeti...

Güven Eken
Doğa Derneği Başkanı
guven.eken@dogadernegi.org

Radikal / 3 Ağustos 2011 


> Doğa Hakları - 18.04.2012

> Yer misin, yemez misin? - 10.04.2012

> Kurbağa Prenses - 04.04.2012

> Amik'in Dönüşü - 21.03.2012

> Fazla gezegeniniz var mıydı? - 13.03.2012

> Başka bir taşra mümkün - 13.03.2012

> Vicdan Ayaklanması - 29.02.2012

> Antalya hangi ülkede? - 15.02.2012

> Doğanın sağı solu - 07.02.2012

> Darbe zihniyeti ve Hasankeyf - 01.02.2012

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12

 
Doğa Hakları
İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi?
>>>

Hasankeyf
Doğa Derneği Facebook Sayfası
Türkiye Su Meclisi
Çengelköy Doğa Bahçesi

 
 
  © 2004 - 2012 Doğa Derneği Her hakkı saklıdır.
Gizlilik Sartnamesi | Ziyaretçi Defteri  
ATLAS BirdLife RSPB