Yelkovanlara Destek

Kategori: Genel, Haber
Etiketler: , , ,

 

Fotoğraf: Taner Şekercioğlu

Dün Arnavutköy’e gittim. İskele ile Akıntıburnu arasında mahşeri bir kalabalık var. Olta balıkçıları iç içe sıralanmışlar, adım atmaya yer bırakmamışlar. Güzel bir pazar günü boğazı izlemeye gelen İstanbullular, bu sahil bandında giremiyor, girenler yürüyemiyorlar.

Zarif, kıvrak, genç yelkovan kuşları boğaz sularının bir karış üstünde süzülüyor,beslenmeye çalışıyorlar. Uçuşları, dalışları, tıklım tıkış tekneler arasındaki manevraları izlenesi görsel bir şölen gibi.

On beş yıldır boğazda bu efsane türü izlerim. Düne kadar insana yaklaştıklarını, suya konduklarını bile görmedim. Anlam veremediğim garip bir durum var bu yıl. İnsanları, tankerleri, tekneleri umursamıyor; beş on metre yakınımızda süzülüyor, konuyor, dalıyor,  300-400 metre alan içinde, pervaneler, semazenler gibi dönüyor, adeta şov yapıyor, izleyenleri büyülüyorlar.

Pahalı araçlarla, teknelerle gelmiş oltacılar, sahil boyunca etten duvar oluşturmuş, çocukları evde aç kalmış da parmak kadar istavrite muhtaçmış gibi balık yerine oltalarına takılmış bu masum canlıların yaralanmasını,bir çoğunun ölmesini umursamadan, tüm iyi niyetli uyarılara rağmen canla başla, hırsla olta sallamaya devam ediyorlar.

Oysa dünyada nesli tükenen canlılara, yaşadığımız çevreye sahip çıkma gibi kavramlar henüz ortaya çıkmamışken evlerine, konaklarına, balkonlarına, çatılarına, bahçelerine, tarihi eserlerine kuşluk, güvercinlik, yuvalar yapan, muhtaç yabani canlılar için vakıflar kuran, zor günlerinde bu masumlar ile nevalesini paylaşan ve bu davranışlarıyla Dünya’ya örnek olmuş bir ecdadın torunlarıyız. Bu gün bu hasletlerini kaybedenleri anlamak çok zor.

Tesellim o ki Dünya merhamet yoksunu bencillerden ibaret değil. Elli kadar gönüllü vardı olay yerinde. Oltaya yakalanan her yelkovan için yüreği yanan, koşturan, bir can kurtarmak için çırpınan elli dev yürekli insan.

Haberi, ilgililere, yetkililere, kamuoyuna duyurmak için Ülkenin her yerindeki gönüllüler seferber oldular. Bu sayede medya ilgi gösterdi. Beşiktaş Belediye Zabıtası bizimle birlikteydi. Orman ve Su İşleri 1.Bölge Müdürlüğü’nden Şile Şefi Sayın Nurcan Ceylan, ekibi ile birlikte gün boyu yanımızdan ayrılmadı. 1.Bölge Müdürlüğü’nden Veteriner Hekim Sayın Esra Ergene Dağlı, sık sık gönüllü veteriner arkadaşlarımla konuştu, bilgi aldı, destek verdi. 1.Bölge Müdür Yardımcısı Sayın Ömer Furtun aradı, çalışmalar konusunda bilgi aldı, 1.Bölge Müdürlüğü olarak ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi, gönüllülerin gayretini kutladı.

Haklı olarak ”Netice ?” diye soracaksınız. Mevzuatı yeteri kadar araştırma vaktim olmadı, bu nedenle şu ana kadar yaptığım görüşmeler sonucu oluşan fikrimi söyleyebilirim. Ne 1.Bölge Müdürlüğü’nün, ne Belediye Zabıtası’nın, ne Doğa Koruma birimlerinin bu konuda yapabileceği fazla bir şey yok. Çünkü yetkileri yok. Çünkü oltacıları durduracak yasal bir düzenleme yok.

Şayet öyle ise nesli tehlike altında ve uluslararası anlaşmalar gereği korunması gereken yelkovan ve benzer türler için ciddi bir yasal boşluk var demektir. Konuyu hukukçu kimliğimle araştırıp görüşümü sizlerle paylaşacağım.

Şunu söylemek isterim, gönüllüsüyle, yetkilisiyle, medyasıyla doğa için, çevre için, tüm canlar için duyarlı, ses getiren, farkındalık yaratan kocaman bir ailenin mensubu olmaktan onur duyuyorum.

Bu vahim olayı önlemek için var gücüyle çalışan herkesi saygıyla selamlıyor, gönülden kutluyorum.

23 nisan 2018 İstanbul
Fikret Can

 

Yorum yapılmamış

Yorum Bırak

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options