18 Ağustos 2011
 

Sevgili Doğa Derneği Destekçileri,

2002 yılında kuruluşumuzdan bugüne kadar ülkemiz doğasının sorunları için yapıcı ve yerinde çözümler getirme ilkesini şiar edinerek sizlerin desteği ile birçok kalıcı ve başarılı çalışma gerçekleştirdik. 

Geldiğimiz aşama itibarı ile sizlerden aldığımız bu desteğe daha çok ihtiyaç duymaktayız. Zira doğaya yönelik tehditler hem ulusal hem de uluslararası ölçekte gün be gün artmaktadır. Bu tehditlerle mücadele ise çokluğun kudretini harekete geçirebilecek katılımcı bir örgütlenmeyi gerektirmektedir. İçimizdeki çeşitlilik hem kendimizi hem de doğa için verdiğimiz mücadeleyi zenginleştirecektir. Bu çeşitliliğin ortak bir iradenin oluşmasına katkıda bulunmasına zemin olacak çalışmalarımızı -ki Üyelik Bülteni buna yönelik adımlardan biriydi- kısa zaman içerisinde çoğaltmayı hedeflemekteyiz. Bu süreçte bugüne kadar olduğu gibi sizlerin çalışmalarımıza katılmanızı, görüş ve önerileriniz ile destek olmanızı bekliyoruz.

Güzel, mutlu bir ay geçirmeniz dileğiyle…








Engin Yılmaz
Genel Müdür Vekili



DOĞA DERNEĞİ’NDE NELER OLUYOR?

Alakır’ın Sesi Albümü Çıktı

Alakır Vadisi'nde hidroelektrik santral projesi nedeniyle gerçekleşen doğa katliamına karşı yürütülen hukuksal ve eylemsel faaliyetlerin giderlerini karşılayabilmek için Alakır Vadisi'nde bestelenip kaydedilmiş “ALAKIR'ın SESİ” albümü çıktı. Albüm, Alakır Kardeşliği Platformu üyeleri tarafından hazırlandı. 

Antalya'da bulunan Alakır Nehri üzerine yapılması planlanan hidroelektrik santral projesi, tüm Alakır Vadisi'ni tehdit ediyor. Bunun için başta vadide yaşayanlar olmak üzere Türkiye'nin farklı yerlerinden çok sayıda kişi bu projeye karşı duruyor.

Albüme İstanbul'dan ulaşmak için;
Gökhan - 0536 383 94 38  0536 383 94 38     
Antalya'dan ulaşmak için;
Anjelik - 0242 248 71     0242 248 71 76

www.alakirnehri.org



Anadolu’nun Kanatları

 
İZ TV, çekimleri iki ay süren Anadolu'nun Kanatları: Çöpçü Gaga belgesel filmini tamamladı. Beypazarı'nın doğasını ve buradaki akbabaları konu alan belgesel, Doğa Derneği'nin Beypazarı Belediyesi ile ortaklaşa yürüttüğü koruma, tanıtım ve araştırma çalışmalarını da içeriyor. Doğa Derneği'nin bölgedeki türleri koruma çalışmaları kapsamında, küçük akbabalarının yaşamlarının bir kesitini izlediğimiz belgeselde;
ebeveynlerin yemek bulma savaşına, çöplüklerde geçirilen zamanlardan yuvada şefkatle geçirilen dakikalara uzanan kısa bir aile saadetine şahit oluyoruz. Bazı ülkelerde nesli tükenmekte olan bu türün, Türkiye'deki bilimsel çalışma alanlarını keşfediyoruz.

Küçük akbabaların izinden, Beypazarı doğasını keşfe çıkıyoruz!

Anadolu'nun Kanatları: Çöpçü Gaga belgesel filmi gösterim takvimi:
4 Ekim Pazartesi Saat: 23.05
13 Ekim Çarşamba Saat: 21.00
16 Ekim Cumartesi Saat: 16.05
17 Ekim Cuma Saat: 01.00

Kaynak: www.iztv.com.tr

 

Barajlardan Etkilenen Halklar Meksika’da Buluşuyor

Barajlardan etkilenen halklar ve onların destekçilerinin üçüncü uluslararası buluşması 1-7 Ekim 2010 tarihlerinde Meksika'nın Temacapulin kentinde başladı. Doğa Derneği Hasankeyf Kampanya Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç, bu buluşmaya katılarak barajlar ve hidroelektrik santrallerin tehdit ettiği Anadolu'da yürütülen mücadeleleri aktardı.

Dünyanın farklı bölgelerinden yüzlerce sivil toplum kuruluşu ve diğer aktivist
gruplar nehirleri ve haklarını korumak için bir araya geldi. Buluşmanın amacı bölgesel ve uluslarası ağları güçlendirmek, yeni destekler oluşturmak, gelişmeleri değerlendirmek, deneyimleri paylaşmak, ortak stratejiler geliştirmek. Bu buluşmayla aynı zamanda, 2006'dan bu yana Meksika'daki Zapotillo barajına karşı direnen Temacapulin halkına destek olmayı amaçlıyor.

Barajlara karşı direnen halkların ilk buluşması 1997 yılında Brezilya'da, ikinci buluşması da 2003 yılında Tayland'da gerçekleşti.

İnternet sitemizden buluşmayla ilgili haberlerimize ulaşabilirsiniz.

Ayrıca detaylı bilgi için;
http://www.internationalrivers.org/riversforlife3

 

Bozkır Eğitimleri

Şanlıurfa bozkırlarının ve burada yaşayan çizgili sırtlan, çöl varanı gibi koruma öncelikli türlerin tanıtılması ve korunması için köy okullarında eğitimler veriliyor. Eğitimler gönüllü eğitmenlerden oluşan beş kişilik eğitim ekibiyle düzenleniyor.

Urfa doğasının keşfedilmesi ve korunması için köylülerle beraber yürütülen çalışmada Urfa bozkırlarına özgü olan çizgili sırtlan, çöl varanı
gibi türlerin yaşama alanlarının belirlenmesi, bu türlerin yöre insanı tarafından daha çok tanınması ve korunması hedefleniyor.

Yapılan bu çalışmalar, Birecik Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi ve Doğa Derneği ortaklığı, Birleşmiş Milletler GEF Küçük Destek Programı (SGP) tarafından desteğiyle yürütülen Urfa Doğası Koruma Projesi kapsamında gerçekleştiriliyor.




ÖNEMLİ DOĞA ALANLARI

Türkiye’deki önemli doğa alanlarını sizlere tanıtmaya devam ediyoruz.

Kirmir Vadisi


Kirmir Vadisi, kaynağını Kızılcahamam’ın kuzeyindeki Işık Dağları’ndan alan Kirmir Çayı’nın Pazar Çayı ile birleştiği noktadan başlayarak Sarıyar Barajı’na döküldüğü yere kadarki kısmını ve Beypazarı ve çevresindeki jipsli-killi-marnlı tepelik alanları kapsar. Beypazarı İlçesi’nde Kirmir Çayı’na karışan İnözü Deresi’nin oluşturduğu vadi de ÖDA sınırları içinde bulunmaktadır.

Buzul çağları öncesinde çok sıcak iklim koşullarında göl tabanında tortulanmış olan jips-kil-marn tortulları üzerine yerleşen Kirmir Çayı, daha derinde bazalt ve andezit gibi volkanik kayaçların oluşturduğu katmana indiğinde de bulunduğu alanı aşındırmaya devam etmiş ve bugün kuşların üremesi açısından büyük önem taşıyan yarma vadiler oluşturmuştur. Çevresine göre daha sıcak ve nemli koşullara sahip Kirmir Vadisi, bu özelliği nedeniyle karasal iklim koşullarında yaşayamayan pek çok bitki türüne ev sahipliği yapar.

Alanın batı kısmında geniş bozkır ve tarım alanları bulunur. Doğuda ise bol kıvrımlı derin ve dar vadiler, vadi tabanlarındaki küçük meyve bahçeleri ve büyük parçalar halinde meşe ve yer yer ardıç toplulukları bulunur. İnözü Vadisi ve Güdül yakınları başta olmak üzere vadilerdeki sarp kayalıklar birçok canlı türü için yuva özelliği taşır. Beypazarı ilçe merkezi de ÖDA içinde kalır.

ÖDA, İran-Turan bitki coğrafyasında bulunmakla birlikte hem Avrupa-Sibirya, hem de ılıman koşulları nedeniyle Akdeniz türlerini barındırır. Vadideki en yaygın üç bitki ailesini Asteraceae, Brassicaceae ve Fabaceae oluşturur.

Nesli tehlike altındaki iki geven türü olan Astragalus beypazaricus ve Astragalus trichostigma tüm dünyada sadece bu ÖDA’da yaşamaktadır.

Kirmir ve İnözü vadileri boyunca uzanan kayalıklarda önemli sayılarda kara leylek (Ciconia nigra), küçük akbaba (Neophron percnopterus), bıyıklı doğan (Falco biarmicus), puhu (Bubo bubo), kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax pyrrhocorax) üremektedir.
Vadide ÖDA kriterlerini sağlamamakla birlikte kuzgun (Corvus corax) ve angıt (Tadorna ferruginea) da yuvalamakatadır. Vadi aynı zamanda tosbağa (Testudo graeca) ve su samuru (Lutra lutra) için önemlidir.

Gösterişli sarp kayalıkları ile İnözü Vadisi ve geleneksel mimariye sadık kalınarak restore edilmiş pek çok ev ve konak bulunan Beypazarı, son yıllarda özellikle Ankara’dan ziyarete gelenler için önemli bir eğlenme ve dinlenme alanı haline gelmiştir.

Alanın ılıman iklim özellikleri, tarımsal faaliyetlerde çeşitliliğin yüksek ve tarım sezonunun uzun olmasını sağlar. Bölgede ağırlıklı olarak sulu tarım yapılmaktadır. Alanda azalmakla birlikte küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. ÖDA ve civarı, Ankara keçisi olarak da bilinen tiftik keçisi sürülerinin yaygın olarak görüldüğü son bölgelerden biridir.

Beypazarı’nda 1979’da MTA tarafından kömür arama sondajları yapılırken bulunan doğal soda (trona) madeni, 240 milyon ton ile dünyanın en büyük ikinci rezervine sahiptir. Bu maden 1998 yılından beridir Eti Soda A.Ş. tarafından işletilmektedir.

Alanın çoğunlukla eski göl tabanında tortulanma sonucu oluşmuş gevşek bir yapıya sahip olması ve vadi sistemi dışında ağaç varlığının azlığı nedeniyle bölgenin erozyondan etkilenme derecesi yüksektir.

Alanda yoğun kimyasal gübre ve ilaç kullanımı, su kaynaklarını kirletmekte ve toprağın kalitesini düşürmektedir.

Eti Soda işletmesinin alandaki bozkır türlerine olan etkisi bilinmemektedir. Ancak yöre halkı işletmenin zaman zaman atıklarını arıtmadan tarım alanlarını sulayan derelere bırakmasından şikayetçidir.

İnözü Vadisi’nin kaya duvarlarındaki mezarlar ve kiliseler arkeolojik sit, vadi tabanı ise doğal sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Doğa Derneği ve Beypazarı Belediyesi, Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı desteğiyle, İnözü Vadisi’ndeki doğal yaşamın korunması ve tanıtılması için yöre insanının da katılımıyla bir doğa turizmi çalışması yürütmektedir.

Kirmir Vadisi ve Orta Anadolu Bölgesi’ndeki diğer önemli doğa alanları ile ilgili ayrıntılı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.dogadernegi.org/userfiles/pagefiles/yayinlarimiz/06_ORTA_ANADOLU.pdf


İçimizden Birileri

Ahmet Demir

 Bozkırlar ilk bakışta hayat olmayan uzak gezegenlere benzerler, ancak dikkatlice ve sabırla bakıldığında bünyesinde birbirinden çok farklı canların olduğunu anlaşılır.

Ahmet Demir bozkırın bekçisidir. İlk tanıştığımızda dev kertenkele, bağırtlak ve keklik avcısıyken  2007 yılında ortak çalışmalarımızla çöl varanını, çöl koşarını çölde yaşayan canlıları karşılıksızca koruyan en büyük destekçimiz oldu.

Ahmet Abi, doğadan karşılık beklemeden kendi köyünün doğasını koruyanlardandır. Çöl varanının, çöl koşarının derdini kendi derdi edinen, doğadakilerin yuvaları sırf zarar görmesin diye kendi yuvasının rızkını paylaşanlardandır.

Bozkırın sessizliğini, gizemini, dikkatli bakınca zenginliğini Ahmet Abi’den dinlemek gerekir.

Orda bir koy var uzakta, koruma statüsü olmasa da, dikenli tellerle çevrilmese de korunan bir köy var uzakta, çünkü orada Ahmet Abi ve onun gibi doğa dostları var.

 
Facebook      Twitter

Doğa Bülten'e üye olduğunuz için bu bülteni alıyorsunuz. Çıkmak için lütfen buraya tıklayınız.

You are receiving this message as part of your membership with DogaBulten Newsletter. If you'd rather not receive this newsletter in the future, please visit our unsubscribe page.

© 2005 - 2011 Doğa Derneği