Tuz Gölü

Çok Acil

Gerileme (-2)

Yüzölçümü : 533565 ha            Yükseklik  : 900 m – 1398 m

Boylam        : 33,45ºD                İl(ler)         : Ankara, Aksaray, Konya

Enlem         : 38,64ºK                 İlçe(ler)   : Şerefli Koçhisar, Kulu, Cihanbeyli, Ağaçören, Aksaray, Eskil, Altınekin, Karatay

Koruma Statüleri : Doğal sit alanı, özel çevre koruma alanı

Alanın Tanımı: Ankara, Aksaray ve Konya il sınırında kuzey güney doğrultusunda uzanan göl çok büyük bir tuzlu su kütlesi oluşturur. Tuz Gölü Avrupa’nın en büyük tuzlu gölü, Türkiye’nin ise Van Gölü’nden sonra ikinci en büyük gölüdür. ÖDA, Tuz Gölü’nün yanı sıra etrafındaki sulak çayırları ve özellikle güney ve batıda geniş alanlar tuzcul bozkırları da içine alır. Konya Kapalı Havzası’nın kuzeydeki alt havzasının merkezinde yer alan göl, Tetis Denizi’nden kopan bir iç denizin günümüze kadar ulaşmış son kalıntısıdır.

Habitatlar: Tuz Gölü, ülkemizde bozulmadan bu güne kadar ulaşabilmiş ova bozkırlarının en güzel örneklerini barındırır. Kalın tuz tabakalarıyla kaplı göle en yakın kuşaktaki bitki örtüsü Salicornia europaea ve Halocnemum strobilaceum topluluklarından oluşur. Bunu izleyen topraktaki tuz seviyesine göre sırasıyla Frankenia hirsuta, Limonium iconicum ve Artemisia santonicum topluluklarına rastlanır. Sonuncu bozkır kuşağında ise daha çok yavşanlar (Artemisia santonicum) baskındır. Tuzcul bozkırlar, gölün güneyinde pınarların yoğunlaştığı bölgede sulak çayırlara dönüşür. Bu çayırlar Juncus heldreichianus, Phlaris arundinacea, Elymus elongatus ssp. ponticus, Cladium mariscus bitki topluluklarından oluşur. Konya tahliye kanalı boyunca ve göle ulaştığı noktada gür sazlık alanlar bulunur. Alan içinde yer yer giderek genişlemekte olan sulu ve kuru tarım alanları da bulunur.

Türler: Tuzun ve kuraklığın hâkim olduğu zor koşullara uyum sağlamış doğal bozkır bitkileri, Tuz Gölü’ndeki nadir türlerin başında gelmektedir. Alan, bozkır bitkileri için Türkiye’deki en önemli alandır. Astragalus demirizii, Centaurea halophila, Kalidiopsis wagenitzii, Senecio salsuginea (yayın aşamasında) ve Frankenia halophila (yayın aşamasında) adlı bitki türlerinin yanı sıra Anadolu tarlafaresinin (Microtus anatolicus) de dünyada yaşadığı bilinen tek alan burasıdır.

Alan, üreme, göç ve kışlama dönemlerinde farklı çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapar ve Türkiye’de çok az noktada üreyen bazı kuş türleri düzenli olarak burada yuva kurar. Gölün güneyindeki çamur adacıkları flamingoların (Phoenicopterus roseus) dünyadaki en büyük doğal üreme kolonilerinden birini barındırır. Ayrıca gölün kuzeyindeki kayalık adalarda Van Gölü martısı (Larus armenicus), ince gagalı martı (Larus genei) ve yırtıcı kuşlar üremektedir. Sonbahar aylarında binlerce turna (Grus grus), kış aylarında ise çok sayıda kaz alanda geceler. Tuz Gölü bozkırları nesli dünya ölçeğinde tehlikedeki toyun (Otis tarda) Orta Anadolu’daki en önemli yaşam alanıdır. Aynı zamanda, suçulluğunun (Gallinago gallinago) Türkiye’deki tek üreme popülasyonunu barındırır ancak tür ÖDA kriterlerini sağlamamaktadır.

Alanda ayrıca ülkemize endemik ve dar yayılışlı Doğramacı tarlafaresi (Microtus dogramacii) ile nesli dünya ölçeğinde tehlike altındaki Pseudophoxinus crassus adlı içsubalığı yaşamaktadır.

Alan Kullanımı: Türkiye’nin tuz ihtiyacının yarısından fazlası ÖDA’daki üç tuzla (Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuzlaları) ve ikincil tuz endüstrisi ile gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Alkim Sodyum Sülfat tesisleri de alanda bulunmaktadır.

Alanda başta şeker pancarı olmak üzere sulu tarım yapılmaktadır. Su bulunamayan alanlarda tahıl ekimi yapılır. Küçükbaş hayvancılık bölge için çok önemli bir gelir kaynağıdır.

Tehditler: Alan üzerindeki en ciddi tehdit su seviyesindeki düşüştür. Aşırı ve plansız yeraltı suyu kullanımı Konya Kapalı Havzası ölçeğinde yeraltı su seviyesini yılda ortalama 50 santimetre düşürmektedir. Bu durumun sonucunda göl son yıllarda yaz başında kurumaktadır ve alandaki pınarlar ve sulak çayırlar neredeyse tümüyle kaybolmuştur.

BOTAŞ’ın Tuz Gölü’nün güneyinde planladığı doğal gaz depolama projesi, evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların oluşturduğu kirlilik, tarım baskısıyla doğal bozkırların yok olması, aşırı otlatma ve yeni tuz sahaları açılması alandaki diğer tehditlerdir.

Koruma Çalışmaları: WWF Türkiye, “Konya Kapalı Havzası’nın Akılcı Kullanımına Doğru Projesi” ile entegre havza yönetimi yaklaşımının uygulanabilmesi için çalışmaktadır.

Özel Çevre Koruma Kurumu, Özel Çevre Koruma Alanı’nda koruma alanları sentezi ve çevre düzeni çalışmaları yürütülmektedir.

Doğa Derneği, flamingo popülasyonunun izlenmesi için 2003 yılından bu yana düzenli olarak havadan sayım yapmaktadır. Dernek, Çevre ve Orman Bankalığı ile toy (Otis tarda) için bir ulusal eylem planı hazırlamıştır.

Wageningen Üniversitesi, bir araştırma projesi uygulamış ve alanın Türkiye ekonomisine yılda yaklaşık 5 milyon ABD doları katkı koyduğu anlaşılmıştır.

Yerel İlgi Sahipleri: Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı; Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma Daire Başkanlığı; Aksaray Valiliği; Konya Valiliği; Aksaray İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Konya İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Aksaray İli Çevre Koruma Vakfı; Aksaray Doğayı Sevenler Derneği; Gölyazı ve Sağlık Köyü Kültür Çevre Yardımlaşma Dayanışma Derneği (GÖLSAĞ); Konya Çevre Koruma ve Araştırma Derneği (KONÇED); TEKEL Genel Müdürlüğü; WWF-Türkiye; Tema Vakfı Konya Şubesi; Çekül Vakfı Konya Şubesi; Doğa Derneği.

 

Esra Başak, Çağrı Deniz Eryılmaz

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options