Orta Anadolu’nun Karadeniz Dağları’na değdiği yerde bir kasaba vardır. İsmi Beypazarı. Burada yaşayanların değişiyle “Beypazar”.
Tarihi İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan Beypazar, on yıl öncesine kadar pek çok Anadolu kasabası gibiydi. İçine kapanmış, gençlerini büyük şehirlere kaptıran, kültürünü hızla kaybeden bir taşra yeri...
Hemen yanıbaşındaki Ankara, renkli alışveriş merkezleri ve debdebeli yollarıyla Beypazarlıların aklını çelmeye başlamıştı ki, beklenmeyen bir şey oldu. Ankara Beypazar’ı yutamadan, Beypazar küllerinden yeniden doğdu.
Sadece on yıl içerisinde kasabanın neredeyse tüm tarihi evleri restore edildi. Gençler büyük şehirlere gitmeden ekmeğini doğduğu yerde kazanmaya başladı. Beypazar’ın insanları, hakim şehir kültürünün baskısından kurtularak kendi kültürünü sürdürmenin tadına vardı. Kasaba, kendi kimliğini ortaya koydu. Her haftasonu Ankara ve diğer büyükşehirlerden binlerce insan bu görkemli Anadolu yerleşimine aktı.
Beypazar devriminin arkasında fedakar bir kahraman vardı: eski Belediye Başkanı Mansur Yavaş. Bana göre Mansur Yavaş, Anadolu topraklarının yetiştirdiği en değerli insanlardan biri, bir halk kahramanıdır. O, günümüzün yoz siyasetçilerinden daha ilk bakışta ayrılır.
Mansur Yavaş farklı bir siyasetçidir çünkü o partisinin ve kendine oy verenlerin başkanı olmamıştır. O, Beypazar’da yaşayan herkesin ve hatta bu kasabayı var eden tüm eski insanların, tarihi evlerin, geleneklerin, yerel zanaatin ve doğanın da başkanı olmuştur.
Mansur Yavaş, böyle bir insan olduğu için zoru başarmıştır. Beypazar insanlarının kimliğini kaybetmeden ayakta durmasını sağlamış, bir kasaba ile kökleri arasındaki bağları yeniden kurmuştur. Bu yüzdendir ki tüm Beypazarlılar bu “devrimin” bir parçası olmuş, ona tam destek vermiştir. Onun dünya görüşü, bir kasabayı satılmaktan kurtarmıştır.
Diyorum ki, siyasi partisi ne olursa olsun Türkiye’ye daha çok Mansur Yavaş’lar lazım. Etnik kimliği, dili, inancı ne olursa olsun, Türkiye’ye daha çok çalışkan Beypazarlılar lazım. Türkiye’nin Beypazar devrimini iyi okuması, anlaması ve çoğaltması lazım.
Çünkü bir ülke onun haritadaki yeri korunarak sevilmez. Asıl mesele onun içini korumaktır. Köklerine, kültürüne, doğasına sahip çıkmaktır. En azılı terör ise onun içini yağmalamaktır. Görünmeyen terör, ekonomiyi beş on yıl canlı tutmak için bir ülkenin tüm değerlerini satıp savmaktır.
Beypazar devriminin Anadolu’nun dört bir köşesine yayılmasını diliyorum. Yayılsın ki, bu toprağın insanının yüzü gülsün. Yayılsın ki, kavgalar son bulsun, köklerimiz kurumasın.
Beypazarlar çoğalsın ki, Anadolu yok olmasın! Güven Eken Doğa Derneği Başkanı guven.eken@dogadernegi.org
Radikal / 29 Aralık 2010
|