Kıyı Kanunu’nda değişiklik tasarısıyla kıyıların tekrar gündeme gelmesinin ardından, Sualtı Araştırmaları Derneği, Doğa Derneği, Ege Doğa Derneği ve Greenpeace Akdeniz, Alaçatı ve Çeşme kıyılarında sit derecesi düşürme kararlarına karşı iki ayrı iptal davası açtı.
İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 18.2.2006 tarihli iki kararıyla, İzmir - Çeşme ve Alaçatı bölgelerinde koruma altında olan birçok kıyı alanlarında doğal sit derecelerini düşürdü ve bazı alanları doğal sit kapsamından çıkardı. Anayasa Madde 90 çerçevesinde, usulüne uygun bir şekilde onaylanarak yürürlüğe konan uluslar arası sözleşmeler kapsamında, özellikle Akdeniz havzasının korunmasına yönelik ciddi taahhütler bulunmaktadır. Türkiye'nin, bu yükümlülüklerini hiçe sayarak, koruma altında olan bölgeleri dahi yapılaşmaya açması, Kıyı Kanunu Tasarısı’nın yasalaşması halinde karşılaşacağımız kıyımın açık bir örneğini oluşturmaktadır.
Bu sebeple, Sualtı Araştırmaları Derneği, Doğa Derneği, EgeDoğa ve Greenpeace Akdeniz adına Hatice Banu Dökmecibaşı tarafından 19.4.2006 tarihinde Danıştay nezdinde iki ayrı iptal davası açıldı. Söz konusu davayla, İzmir Alaçatı ve Çeşme Belediyeleri sınırları içinde kalan doğal sit alanlarının derecelerinin düşürülmesine ve kaldırılmasına dair İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istendi. Dava, bunun yanında, bu karara dayanak oluşturan Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin ve Koruma Bölge Kurullarının Oluşumuna Dair Yönetmeliğin ilgili hükümleri ile sit alanlarının derecelendirilmesine İlişkin 659 sayılı İlke Kararının iptali istemini de içeriyor.
Yakın çevresi tümüyle betonlaşmış Çeşme ve Kuşadası ilçeleri arasında kalan Alaçatı kıyıları, bölgenin el değmemiş son doğal alanlarını oluşturuyor. Akdeniz foku, Akdeniz martısı ve karakulak gibi çok nadir hayvanların yaşam alanları olan bu son sığınakta sit derecelerinin düşürülmesiyle başlayacak yapılaşma, bu canlılarının Türkiye’den hızla silinmesine neden olacak.
Sualtı Araştırmaları Derneği, Doğa Derneği, EgeDoğa ve Greenpeace Akdeniz, bu girişime şiddetle karşı çıkmakta ve resmi tarafları uzun vadeli, açık görüşlü ve kalıcı çözümler üretme sürecinde katkı vermeye hazır olduklarını bildirmektedir.
 |