Ekle  Çıkar
Tarkan - Uyan
ATLAS BirdLife RSPB ATLAS BirdLife RSPB
 
Susuzluğa Karşı Yol Haritası İzmir Kongresi'nde Çizildi
Doğa Derneği ve Çevre ve Orman Bakanlığı'nın organizasyonuyla 22-23 Kasım'da İzmir'in Seyrek beldesinde bir araya gelen uzmanlar susuzluğa karşı 15 maddelik bir yol haritası hazırladı.

Türkiye'nin 13 ilinde sulak alanların yaşatılması için çalışan kamu kurumları, yerel yöneticiler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri Doğa Derneği ve Çevre ve Orman Bakanlığı'nın organizasyonuyla 22-23 Kasım'da İzmir'in Seyrek beldesinde bir araya geldi.

İki günlük çalışma sonucunda uzmanlar Türkiye'nin susuzluk ve sulak alanların kaybıyla ilgili sorunlarını çözmek üzere 15 maddelik bir bildirge yayımladı. Bildirge, susuzluğu Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden biri olarak tanımlıyor ve bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için özel sektör, medya, kamu kurumları ve sivil toplum ortaklığıyla uygulanması gereken bir yol haritası çiziyor.

Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken "Susuzlukla mücadele, Türkiye'nin en önemli ulusal meselelerinden biridir. Bu meseleye kalıcı çözüm üretmenin tek yolu, tüm tarafların sorunu çözmek hedefinden ayrılmadan omuz omuza hareket etmesidir" dedi.

İzmir Kongresi'nin 60 katılımcısı bu toplantının ikincisini 2008'in ilk üç ayında Akşehir'de düzenlemeye karar verdi.



SULAK ALANLAR KONGRESİ

İZMİR BİLDİRGESİ

23 Kasım 2007



Bizler, memleketimizin farklı illerinde sulak alanların yaşatılması için çalışan yerel yöneticiler, akademisyenler, kamu kurumları ve sivil toplum temsilcileri olarak İzmir, Seyrek'te bir araya geldik. Doğa Derneği ve İzmir Kuş Cenneti'ni Koruma ve Geliştirme Birliği işbirliğiyle düzenlenen bu buluşmanın amacı sulak alanların hızlı kaybını durdurmak için deneyim paylaşımını hızlandırmak ve akıl birliği oluşturarak ulusal çözüm önerileri üretmektir.

Susuzluk ülkemiz için ulusal bir tehlikedir.

Bu tehlikenin ortadan kaldırılması için sulak alanlar başta olmak üzere doğal su döngüsünü bütünüyle korumak gerekmektedir.

Geçtiğimiz 50 yıl içinde ülkemizde 30'dan çok göl kurumuştur. Bu göllerin toplam alanı Marmara Denizi'nden daha büyüktür. Öte yandan, yeraltı suları her yıl daha da aşağılara çekilmektedir.

Göllerin kurumasındaki ana neden ülkemizin su kaynaklarının yanlış kullanımıdır. Özellikle tarım sektöründe yüzde 90'lara varan su israfı söz konusudur.

Durumun bu şekilde devamı halinde ülkemizin geleceği tehlike altına girecektir. Kırsal bölgelerde gelir daha da azalarak büyük şehirlere göç hızlanacaktır. Bu da büyük şehirlerdeki susuzluk sorununu daha da büyütecektir. Yağışlar azalacak, kuraklık hızla artacaktır.

Bu büyük tehlikenin önüne geçebilmek için aşağıdaki maddelerin özel sektör, medya, kamu kurumları ve sivil toplum ortaklığıyla ivedilikle uygulanması gerekmektedir.


Suyun kullanımı

1- Ülkemizdeki tarımsal sulama faaliyetlerinde damlama sulama yöntemine geçmek için gerekli alt yapının devlet tarafından acilen kurulması.
2- Susuzluğun en ciddi boyutlara ulaştığı Akarçay, Konya ve Burdur Kapalı Havzaları ile İç Kızılırmak Havzası'nda kuruyan sulak alanları yeniden oluşturmak üzere acil eylem planlarının geliştirilmesi.
3- Tüm su projelerinin (tarımsal sulama başta olmak üzere), sulak alanlara ve havzaların su bütçesine olabilecek kümülatif etkilerinin dikkate alınması ve su kullanımın bu doğrultuda planlanması.
4- Kurak bölgelerde su tüketimini artırmayan tarımsal üretimin teşvik edilmesi.
5- Su yönetiminin havza bazında gerçekleştirilerek su kirliliğinin önlenmesi ve sulak alan kayıplarının durdurulması.


Sulak alanların yönetilmesi

6- Uluslar arası öneme sahip tüm sulak alanların yönetim planlarının acilen yapılması ve uygulanması.
7- Sulak alanlarda, İzmir Kuş Cenneti Koruma ve Geliştirme Birliği gibi yerel belediye ve yönetimlerden oluşan yürütücü birliklerinin yasal dayanakla oluşturulması ve aralarında iletişimin sağlanarak ulusal sulak alanlar birliğinin kurulması
8- Sulak alanların yöre halkı ve ekonomik yaşam biçimleriyle birlikte değerlendirilmesi ve yönetilmesi.


Mevzuat

9- Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin tüm maddelerinin etkin olarak uygulanması ve sulak alanların korunması ve restorasyonu kanununun çıkarılması.
10- Çevre ve Orman Bakanlığı'nın taşra teşkilatlarında sadece sulak alanlardan sorumlu birimlerin kurulması ve yeterli sayıda personelin görevlendirilmesi.
11- Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde Ulusal Sulak Alan Merkezi'nin oluşturulması.


Bilimsel çalışma

12- İllerde sulak alan envanterlerinin çıkarılması ve Nuh'un Gemisi ulusal veri tabanına işlenmesi.
13- Sulak alanların su toplama havzalarındaki yeraltı ve yer üstü su kaynakları envanterinin yapılarak sulak alanların su seviyesinin ve kalitesinin izlenmesi.


İletişim

14- Susuzluk tehlikesi ve sulak alanların sağladığı faydalar hakkında karar vericiler, mülki amirler, özel sektör, yöre halkı ve sivil toplum kuruluşlarına gerekli bilgilerin aktarılması ve bu konuda medyanın aktif desteğinin alınması.
15- Ülkemizde sulak alanlar konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla iletişim araçlarının oluşturulması (Örneğin Ulusal Sulak Alan Web sitesi, Ulusal Sulak Alan Kongreleri).


Bu kongrenin ikincisi, 2008'in ilk üç ayı içinde Konya Akşehir'de gerçekleştirilecektir.
 
Doğa Hakları
İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi?
>>>
Hasankeyf
Doğa Derneği Facebook Sayfası
Türkiye Su Meclisi
Çengelköy DoğŸa Bahçesi
 
 
  © 2004 - 2012 Doğa Derneği Her hakkı saklıdır.
Gizlilik Sözleşmesi  
ATLAS BirdLife RSPB