Sultansazlığı

ORT036

Restorasyon Aşaması

Gerileme (-3)

Yüzölçümü : 44674 ha         Yükseklik : 1070 m – 1260 m

Boylam        : 35,26ºD           İl(ler)         : Kayseri

Enlem          : 38,34ºK           İlçe(ler)    : Yahyalı, Yeşilhisar, Develi, İncesu

Koruma Statüleri  : Doğal sit alanı, tabiatı koruma alanı, Ramsar alanı, yaban hayatı koruma sahası

Alanın Tanımı: Sultansazlığı, Develi Kapalı Havzası’nın merkezinde bulunur. Sultansazlığı’nın kuzeydoğusu Erciyes Dağı tarafından sınırlandırılmıştır. ÖDA tatlı, tuzlu, hafif tuzlu göller ile geniş bataklık ve bozkır ekosistemlerinden oluşan bir mozaiği içerir. Yay Gölü ve yazın büyük ölçüde kuruyan Çöl Gölü alandaki başlıca göllerdir. Sultansazlığı’nın güneyinde bulunan Güney Sazlığı 3300 hektardır ve içinde küçük göl aynaları bulundurur. Bunlardan en önemlileri Sarp, Eğri ve Camız gölleridir. Sultansazlığı’nın kuzeyinde geçmişte 1900 hektarlık bir alan kaplayan ancak günümüzde büyük ölçüde tahribe uğramış olan Kepir Sazlıkları vardır. Sulak alanın yüzölçümü su seviyelerine bağlı olarak değişir ancak son yıllarda su kaynaklarının aşırı kullanımı nedeniyle sazlık tümüyle kurudur. Sultansazlığı doğal halinde Yahyalı, Develi, Ağcaşar ve Yeşilhisar dereleri, Soysallı, Çayırözü ve Yerköy pınarları ile yeraltı suyundan beslenmektedir.

Alanın yoğun saz ve bitki örtüsüyle kaplı olması, besin maddesi bakımından oldukça zengin tatlı su ekosistemini içermesi ve tatlı su ekosistemi ile ilişkili tuzlu su ekosisteminin varlığı; farklı ekolojik istekleri olan değişik türde ve çok sayıda kuşun bir arada bulunması için uygun ortamlar oluşturmuştur.

Habitatlar: Sultansazlığı tatlı ve tuzlu su ekosistemleri, geniş sazlık ve bataklık alanlar, bu alanları çevreleyen çayır ve bozkırlar gibi değişik karakterdeki habitatlardan oluşmaktadır.

Yarı kurak iklim karakterine sahip olan bölgenin sulak alan rejimi dışında kalan dış çeperinde ova bozkırları uzanır. Bu bozkırların önemli bir kısmı tuzcul karakterdedir. Çöl Gölü’nün doğusunda, Yay Gölü çevresinde bataklık bitkileri geniş yer tutmaktadır. Tuzlu göller, denizbörülcesi (Salicornia) bozkırlarıyla çevrilidir. Güneydeki bataklıklar saz (Phragmites), hasırotu (Typha), kofa (Juncus) ve kındıradan oluşan bitki örtüsüyle kaplıdır.

Türler: Alan nesli tehlike altında olan ve dünyadaki yaşam alanı sınırlı çeşitli bitki türlerini barındırır. 15 bitki taksonu ÖDA kriterlerini sağlamaktadır. Bunlardan Poa speluncarum ve Puccinellia bulbosa ssp. caesarea en hassas taksonlardır.

Bir zamanlar yüksek sayılarda birçok su kuşunun kuluçkaya yattığı alan, bugün büyük ölçüde kurumuş ve tüm kuşların sayısında büyük bir düşüş olmuştur.

ÖDA’daki dereler dünyada dar bir alanda bulunan Aphanius danfordii adlı balık türü için önemlidir.

Alan Kullanımı: Sulak alan sisteminin zarar görmediği yıllarda yörenin önemli bir geçim kaynağı olan sazlar ihraç edilir ya da yöre halkı tarafından hayvan yemi ve dam malzemesi olarak kullanılırdı. 1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur. Miktarı azalmış olmakla birlikte ağustos-eylül aylarında Phragmites australis ve Thypha cinsine ait türler kesilmektedir.

Kurutulmadan önce her yıl çok sayıda doğasever kuş gözlemcisi, bilim adamı ve araştırmacı alanı ziyaret etmekteydi.

Günümüzde yöre halkının en önemli geçim kaynağı tarımdır. Sulama yapılan alanlarda daha çok ayçiçeği ve şekerpancarı yetiştirilir. Sulu tarıma geçişle birlikte sebze tarımı ve meyvecilik de yaygınlaşmıştır.

Yörede hayvancılık halkın ikincil geçim kaynağıdır. Alanda yer alan meraların büyük bir kısmı tarıma açılmış, bir kısmının ise yanlış tarımsal kullanım nedeniyle doğal yapısı bozulmuştur. Bataklık alanda büyükbaş hayvanlar otlarken etrafındaki çayırlıklarda küçükbaş hayvancılık yapılır.

Tehditler: Bir zamanlar dünyanın en önemli sulak alanları arasında yer alan Sultansazlığı, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) alandaki su rejimine yaptığı müdahaleler sonucunda büyük oranda zarar görmüştür. Alandaki su kaynakları üzerine yapılan barajlar ve aşırı yeraltı suyu kullanımına neden olan sulu tarım faaliyetleri sonucunda alana çok az miktarda su ulaşmaktadır.

ÖDA aynı zamanda su kirliliğinden önemli derecede etkilenmiştir.

Koruma Çalışmaları: Çevre ve Orman Bakanlığı, Sultansazlığı’nın korunması ve bölge halkının ekonomik çıkarları ile arazi kullanım dengesinin kurulması amacıyla saha için 1994 yılında bir master plan yaptırmıştır.  Bunun yanında 2000 yılından bu yana Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen GEF II Projesi kapsamında alanın yönetim planı hazırlanmıştır ve bu plan 2006 yılında tamamlanmıştır.

DSİ tarafından 1970’li yıllarda alanın tamamının drene edilerek kurutulması planlanmıştır. Ardından gönüllü kuruluşlar ile kamu kuruluşlarının çabaları sonucunda proje revize edilmiş ve Yay Gölü’ndeki su kotunun 1070,80 metrede tutulması karara bağlanarak, alanın kurutulması önlenmiştir. Ancak hem sivil toplum hem de kamunun koruma çalışmaları ve kararları göz ardı edilerek Sultansazlığı kendisini besleyen dereler üzerindeki baraj inşaatları nedeniyle dolaylı olarak kurutulmuştur. Ulusal Sulak Alanlar Komisyonu alanın eski haline getirilmesi için bir dizi karar almış olsa da bu kararlar bugüne kadar uygulanamamıştır.

Yerel İlgi Sahipleri: Kayseri Valiliği; Kayseri İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Erciyes Üniversitesi; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (GEF II Projesi).

 

Uygar Özesmi, Esra Per

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options