Ekle  Çıkar
Tarkan - Uyan
ATLAS BirdLife RSPB ATLAS BirdLife RSPB
 
Kuşlar geliyor!
Mart geldi. Havaya ve suya kızgın kor parçaları düştü. 1001 zerreye ayrılıp bütün gökyüzünü ve dereleri kapladı. Dört gün sonra, Mart’ın 6’sı geldiğinde, üçüncü bir kor parçası bu sefer toprağa değecek. 1001 kızgın kum tanesine dönüşüp yerin yüzünü ısıtacak.

Biz evlerimizde kışın geçmesini beklerken, binlerce kuş da Afrika’daki kışlaklarını terk edip Anadolu’ya kavuşmak üzere yola çıktı. Bir kısmı başardı bile. Birinci cemre havaya düştükten hemen sonra serin bir şubat ikindisi ilk ev kırlangıçları Anadolu’ya ulaştı. Bundan sonra her geçen gün ve saat, hatta her saniye, soluduğumuz havayı, uzun yolculuğunu yeni tamamlamış bir kuşla daha paylaşacağız. Bir kırlangıç, bir leylek, birkaç bozkır toygarı, ardından ebabiller, daha sonra çaylaklar ve diğerleri derken cemrelerin ısıttığı dünyamızın ortakları hızla çoğalacak.

Doğada yaşanan bu şölene aslında hepimiz davetliyiz ancak çoğumuz bu değişikliğin farkında değiliz. Bazılarımız hariç. Hariç derken, kuşların doğadaki benzersiz şölenlerinin tadını çıkaran bir azınlığı, yani “kuş gözlemcilerini” kastediyorum. Kuş gözlemciliği tüm dünyada çok yaygın bir merak olmasına rağmen, Türkiye’de çok yakın tarihe kadar bir avuç insan tarafından yapılıyordu. 1999 yılından itibaren ne olduysa oldu ve kuş gözlemcilerinin sayısı hızla arttı. Bugün sayısı binlerce olan meraklı, Türkiye’nin hemen her yerinde “kuşçuluk” yapıyor.

Bu insanlar, bir elinde kuşları anlatan rehber kitap, diğer ellerinde dürbünleri ile Anadolu’nun dört bir yanını arşınlıyor. Göllerde, bataklıklara, ormanlarda, bozkırlarda kuşları izleyerek kendi belgeselini kendi yaratıyor.

Kuş gözlemenin en güzel tarafı işte tam da burada yatıyor. Yakındaki bir doğa sahnesini buluyor ve olan biteni seyretmeye başlıyorsunuz. Neye mi bakıyorsunuz?

Önce neye bakmayacağımızdan başlayalım. Bu sahnenin çerçevesi yok, dijital ekranı yok, kablosu yok. Oynanan oyunda senaryo yok, yönetmen yok, patron yok, rant yok, muhabir yok, denetim yok, reklam yok! Şaşırdınız mı? İşte kuş gözlerken yüz yüze geldiğiniz bu şey, bakmayı çoktandır unuttuğunuz bir şeyin, yani gerçeğin ta kendisi. Doğayı tanıyabilmek için kuş gözlemciliği kadar zevkli bir yol düşünemiyorum. Doğada kuş gözlerken tanık olduğunuz her sahneye sonsuz açıdan yaklaşabilir ve kendinize en yakın olanını keşfedebilirsiniz.

Bir kuşun güzelliğini doya doya seyredebilir, fotoğrafını çekebilir ya da çevresiyle olan ilişkisini gözlemleyebilirsiniz. Yaralı kuşlara bakıp onları yaşama geri döndürebilir, yaşam alanlarının korunması için çaba sarf edebilirsiniz. Sadece gördüğünüz kuşların listesini tutmak bile keyifli ve önemli. Bu bahar dünyaya başka bir gözle bakın. Kuşların dünyasında kaybolun! 

Güven Eken
Doğa Derneği Başkanı
guven.eken@dogadernegi.org

Radikal / 2 Mart 2011


> Doğa Hakları - 18.04.2012

> Yer misin, yemez misin? - 10.04.2012

> Kurbağa Prenses - 04.04.2012

> Amik'in Dönüşü - 21.03.2012

> Fazla gezegeniniz var mıydı? - 13.03.2012

> Başka bir taşra mümkün - 13.03.2012

> Vicdan Ayaklanması - 29.02.2012

> Antalya hangi ülkede? - 15.02.2012

> Doğanın sağı solu - 07.02.2012

> Darbe zihniyeti ve Hasankeyf - 01.02.2012

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12

 
Doğa Hakları
İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi?
>>>

Hasankeyf
Doğa Derneği Facebook Sayfası
Türkiye Su Meclisi
Çengelköy Doğa Bahçesi

 
 
  © 2004 - 2012 Doğa Derneği Her hakkı saklıdır.
Gizlilik Sartnamesi | Ziyaretçi Defteri  
ATLAS BirdLife RSPB