Kaşif olmak için binlerce kilometre ötelere, bilinmeyen coğrafyalara gitmek şart değil. İşe Karabük'teki Yenice Ormanı'ndan başlayabilirsiniz
Tarihinin büyük bir bölümünde insanlar, kendinden binlerce kilometre ötede, dünyanın diğer bölgelerinde bulunan insanlardan habersiz yaşadı. Zamanla korkularını yendiler, ulaşımda kullanabilecekleri araçlar geliştirdiler, uzun yolculuklarda besinleri nasıl saklayacaklarını, hastalarını nasıl iyi edeceklerini öğrendiler. Ve büyük keşif dönemi başladı.
İtalyan John Cabot, 1497’de İtalya’dan kalkıp Kanada’nın Newfoundland bölgesine ulaştığında Asya’ya vardığını zannediyordu. Kuzey Amerika, 16. yüzyılda İspanyollar, İngilizler ve Fransızlar tarafından ‘keşfediliyordu’. Portekizli Pedro Alvares Cabral, 1532’de Hindistan’a giderken yanlışlıkla Brezilya’yı keşfetti. Batılı kaşifler Afrika içlerine ancak 19. yüzyılda ulaşabildi. Antarktika kıtası 1770’lerde keşfedildi.
Güney Kutbu’na ilk ulaşan Norveçli Roald Amundsen oldu. Batılı kaşiflerin Avustralya’ya ulaşmaları 17. yüzyılda mümkün oldu ve ancak 100 yıl sonra adanın içlerine gidebildiler. Ortaçağ’ın belki de en büyük kaşifi Faslı bir Müslüman olan İbn Battuta idi. Yaklaşık 30 yıl aynı yolu iki kere kullanmadan Asya ve Afrika’da en az 120 bin km. yolculuk yaptığı söylenir.
Memeli zenginliği Aslında kaşif olmak için binlerce kilometre öteye, bilinmeyen coğrafyalara gitmek şart değil. Belki artık keşfedilecek coğrafya kalmadı ama doğada, evrende keşfettiklerimiz, keşfedebileceklerimiz yanında bir hiç.
2001’de üniversitelerden biyologların katıldığı bir toplantıda çizgili sırtlanın yok olduğu konuşulurken Şanlıurfa’da türün hâlâ var olduğunu gösteren yuva, taze iz ve dışkı gibi kanıtları fotoğraflıyordum. Sonra resmi olarak yok olduğu kabul edilen çizgili sırtlan, koruma altına alınan bir tür oldu. Yani Türkiye’de keşfedilmeyi bekleyen çok şey var. Tek yapmanız gereken kendinizi hazır hissedip yolculuklar planlamanız.
Türkiye, Avrupa’yla kıyaslandığında hâlâ vahşi alanlara sahip. Pek çok insan Afrika’da aslanları, kaplanları anlatan belgeselleri hayranlıkla izler, oralara gidenlere gıptayla bakar. Aslında Türkiye’de o belgesellerde gördüğümüz yerlerden çok daha vahşi alanlar var. Türkiye’nin en vahşi birkaç coğrafyasından biri Yenice Ormanı. Karabük il sınırları içindeki, 750 kilometrekarelik orman, Türkiye’nin en büyük kesintisiz ormanı ve bu nedenle ‘Orman denizi’ olarak da adlandırılıyor. İçinden Bolu’nun Mengen ilçesinden Karabük’ün Yenice ilçesine uzanan bir yol geçiyor ve bu yol kışın genelde kapalı oluyor. Zaten bölgeye girmek için Çevre ve Orman Bakanlığı izni gerekiyor.
Peki Yenice Ormanı’nın önemi ne? Bu ormanlar Türkiye’nin, Avrupa’nın ve aslında dünyanın önemli alanlarından biri. Burası dünyada memeli türleri açısından bütünlüğü bozulmamış en önemli alanlardan biri ve Avrupa’nın en önemli ormanlarından. Ayrıca Türkiye’nin de en önemli dokuz orman alanından biri. Korunmada öncelik açısından ise bu dokuz alanın başında geliyor.
Elinizi çabuk tutun Aslında bu yazıda Yenice Ormanı’ndaki kurtlardan, bozayılardan, yaban kedilerinden, sayısız kuş ve bitki türünden bahsedilebilir. Ama bunları keşfetmeyi size bırakmak istiyoruz.
Büyük keşifler için okyanuslara açılmanız, binlerce kilometre uzaklara gitmeniz, yüksek dağların karlı zirvelerine tırmanmanıza gerek yok. Türkiye haritasını açmanız, Yenice Ormanı’nı bulmanız ve bir hafta sonu fotoğraf makinenizi alıp orayı keşfetmeye gitmeniz yeterli. Yalnız elinizi çabuk tutmanızı iyi olur çünkü bölgenin bütünlüğü giderek bozuluyor.
Artık keşfedilecek ne Afrika kıtası var ne de Güney Kutbu. Keşfetmemiz gereken kendi ülkemiz, Türkiyemiz.
Dr. Özgün Emre Can Radikal / 30 Mart 2011
|