Doğa Derneği'nin gerçekleştirmiş olduğu Hasankeyf’e Can Ver projesine gönüllü olup katılarak Hasankeyf’te yaklaşık 1,5 ay çalıştım. Ilısu Barajı nedeniyle Hasankeyf sular altında kaldığı takdirde bölge sosyolojik, ekonomik ama en önemlisi ekolojik açıdan birçok zarar görecek. Bu durum beni uzun zamandır rahatsız ediyordu ve ne yapabileceğimi düşünüyordum. Tam bu sırada Doğa Derneği’nin internet sitesinde Hasankeyf’e Can Ver projesini gördüm ve proje koordinatörü ile iletişime geçtim.
Hasankeyf’te yaşadığım sürede bu bölgenin doğası, tarihi, sosyal yaşantısını öğrenme fırsatım oldu. Çalışmaya katılan diğer gönüllü arkadaşlar ve inşaat ustalarıyla birlikte, tarihi Hasankeyf çarşısının duvarlarını boyadık, kapılarını zımparaladık ve vernikledik, kendi yemeğimizi pişirdik. Yoğun, yorucu ama bir o kadar da keyifliydi.
Mesleki açıdan da Hasankeyf’te bulunduğum süre oldukça verimli geçti. Hasankeyf’in bitki örtüsü, hayvan türleri hakkında bilgi sahibi olma fırsatım oldu. Bu anlamda benim için en önemli tecrübe kurtardığımız bir su tavuğu yavrusunun beslenip tekrardan doğaya salınmasıydı.
Her sabah Dicle’nin sesi, kaya sıvacı kuşları ve cami minaresindeki yuvasıyla Hasankeyf’in simgesi haline gelen leyleklerin sesleriyle uyanmak inanılmaz bir ayrıcalıktı. Hasankeyf'te genç yaşlı birçok yeni dostum oldu, biliyorum ki Hasankeyf benim bundan sonra ikinci evim.
Hasankeyf gibi bir alanın kaybedilme ihtimalinin olması bana göre doğa konusundaki bilginin az olmasından. Ve doğa bilgisinin çocukluk çağlarında yerleşeceğini düşünüyorum. Dünyadaki birçok örgüt ve dernek incelendiğinde onlarında en az bilimsel çalışmalar kadar çocuklar ile yapılan doğa eğitimlerine önem verdiklerini görüyoruz. Ben de bundan sonra, doğa ile çocuklar arasında ki bu köprünün kurulması çalışmalarında yer almak istiyorum…
Elif Enül, Biyolog - İzmir |