Bir yıldır dünyanın en nadir balıklarından biri olan leopar sazanını arıyoruz. Bir balığı bulmanın en kolay yolu balıkçılarla çalışmak. Biz de Hasankeyf'teki balık meraklılarına gittik, derdimizi anlattık, balığın çizimlerini gösterdik. Leopar sazanına burada 'komando balığı' dediklerini öğrendik. Bir gün bulunacağını umarak beklemeye koyulduk.
Geçtiğimiz günlerde Hasankeyf'in kasaplarından Süleyman Ağalday bizi aradı ve 'Aradığınız balığı bulduk' dedi. Bir sabah Dicle kıyısında balık tutarken önündeki ağa takılmış olan leopar sazanı dikkatini çekmiş. Ağda ölmüş olan balığı çıkarıp dükkanına getirmiş. Fotoğraflarını çekmiş ve herkese haber vermiş. Hasankeyf'te yaşadığımız bu büyük heyecanla içsu balığı uzmanlarından Hacettepe Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Füsun Erk'akan ile İçsu Balıkları Enstitüsü öğretim görevlisi olan Dr. Jörg Freyhof ile görüştük. Balığın gerçekten leopar sazanı olduğunu uzmanları tespit etti. Önümüzdeki yıl Doğa Derneği ve ilgili kurumlar bu nadide sazan için bir koruma programı başlatacak.
Leopar sazanının özelliği dünyada sadece Dicle ve Fırat nehirlerine özgü olması. Ne yazık ki, araştırmalar sonucunda birçok ülkede yok olduğu kabul edildi. 1990'larda İran'da sadece 6 birey bulunmuştu. 2006 yılında güney Irak'ta, 2007'de Suriye'de balığın yok olduğu tespit edildi. Yaşadığı son yer olan Türkiye'deki durumu ise belirsiz olan ve yok olduğu sanılan bu sazan geçtiğimiz hafta Hasankeyf'te bulunarak yeniden literatüre girmiş oldu. Uzmanlar bu balığın dünyada son kaldığı yerin Hasankeyf ve Cizre arasındaki Dicle Vadisi olduğunu düşünüyor.
Leopar sazanı, ismini üzerindeki leopar deseninden alıyor. Bilim adamlarının dünyanın en nadir balıklarından biri olduğunu söyledikleri leopar sazanı 30 santimetre boyunda ve dünyanın en çok tehdit altında olan balıklarından biri. Uzmanlar bu balık için en büyük tehditlerin barajlar, kirlilik ve aşırı avlanma olduğunu söylüyor.
Dicle Vadisi, dünya ölçeğinde önemli nadide canlılara ve Hasankeyf gibi eşsiz bir kültür mirasına ev sahipliği yaptığı için dünyada UNESCO’nun 10 Doğa ve Kültür Mirası Kriteri’nden 9’unu birden karşılayan yeryüzündeki tek yer. Dünyada sadece burada yaşayan leopar sazanını kurtarmak bundan sonra bizim elimizde. Bu heyecan verici yeni keşif, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin UNESCO listesine dahil edilmesinin önemini bir kez daha dünyaya göstermiş oldu. Çünkü Ilısu baraj projesi leopar sazanı gibi birçok canlı türü ve Hasankeyf için olmak ya da olmamak meselesi. En kritik durumdaki türler: İçsu balıkları Türkiye'den 236 iç su balığı türü biliniyor. Bunların 61'i (%25,8) dünyada yalnız Türkiye'de yaşıyor. Dünya dağılımı 20.000 km2'den az olan 59 türe sahip Türkiye dar yayılışlı türlerin korunması açısından da küresel önem arz ediyor. Ancak içsu balıkları en hızlı zarar gören canlı türlerinin başında geliyor. Bunun nedeni çok hassas olmaları ve özel koşullarda yaşamaları. İçsu balıklarımızın bir kısmı göllerin kurutulması, bir kısmı da akarsuların baraj göllerine dönüşmesinden sonra bu duruma uyum sağlayamamaları yüzünden hızla yok oluyor. Tuba Kılıç, Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü
Radikal / 27 Temmuz 2011
|