Burdur Gölü

özcan yüksek
Burdur Gölü, çevresinde uzanan verimli tarım alanları, göle kışlamaya gelen su kuşları, dişli sazancığı ile Burdur’un göz bebeği. Göl, binlerce yıldır çevresinde kurulan uygarlıklara kucak açmış efsanelerin, destanların konusu olmuş. Burdur’da tarımın, doğanın, hayatın can damarı.

Türkiye’de suyun yüzde 75’inin tarımsal amaçlı kullanılması ve bu suyun büyük bir bölümünün israf edilmesi nedeniyle kuruyan göllerden birisi de Burdur Gölü. Havzada yapılan sulama barajı suyun göle ulaşmasını engelliyor. Göl çevresinde açılan çok sayıda sondaj kuyusu gölü besleyen yer altı suyunun azalmasına sebep oluyor.

Türkiye’nin 13 uluslararası öneme sahip Ramsar alanından ve 305 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi olan Burdur Gölü, 1975’ten bu yana alanının yaklaşık üçte birini kaybetti ve su seviyesi 12 metre 25 santim düştü. Bu süreçte gölün yüzey alanı da 228 km2‘den 153 km2‘ye geriledi. Burdur Gölü Havzası’nda 1995 yılından bu yana yağışlı bir döneme geçilmesine karşın gölde yaşanan kurumanın hızla devam etmesi, sorunun insan kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. Eğer şimdiden önlem alınmazsa, 2050 yılından sonra Burdur Gölü tümüyle kurumuş olacak.

Burdur Gölü yok olursa, değişecek yöre iklimi, Burdur’da tarıma, meyveciliğe ve hayvancılığa zarar verecek. Gölün kurumasına bağlı olarak tarım ve hayvancılıkta yaşanacak verim kayıpları, köyden kente ve kent dışına göçü tetikleyecek. Göl suyunun çekilmesiyle oluşacak rüzgâr erozyonu riski, hem köylerde yaşayanların hem de Burdur kent merkezinde yaşayanların sağlıklarını tehdit edecek.

Bunların yanı sıra Burdur Gölü, sadece insan yaşamına değil, yüzlerce farklı türdeki canlıya da ev sahipliği yapıyor. Nesli küresel ölçekte tehdit altında olan dünyaca ünlü kuş türü dikkuyruk (Oxyura leucocephala), kışlamak için Burdur Gölü’nü kullanıyor. Bir balık türü olan Burdur dişli sazancığı (Aphanius sureyanus) da dünyada sadece Burdur Gölü’nde yaşıyor. Burdur Gölü çevresinde ayrıca 194 farklı kuş türü ve 10 tür sürüngen yaşamını sürdürüyor. Burdur Gölü yok olursa, Burdur dişli sazancığının nesli yeryüzünden silinecek, göl ve çevresinde varlığını sürdüren tüm canlıların yaşam alanları daralacak. Bir başka deyişle, Burdur Gölü yok olursa, Burdur’da hayat eskisi gibi olmayacak.

Doğa Derneği, Türkiye genelinde yürüttüğü kampanyalarla yanlış su politikalarına dikkat çekerken, diğer yandan Burdur Kapalı Havzası’nda sağlıklı bir sulak alan yönetimi için somut uygulamaları hayata geçiriyor. Dernek 2007 yılında, Burdur Gölü kapalı havzasında su kaynaklarının doğa dostu kullanımının sağlanması ve bu sayede Göller Bölgesi’nin gelecek nesillere aktarılması amacıyla “Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi’ni” başlattı.

Doğa Derneği, bu projeyle göllerin sorunlarına dikkat çekmeyi, sulama için kullanılan su miktarını azaltmayı ve Burdur Gölü yönetim planını gölün su kaynaklarını koruyacak şekilde işler hale getirmeyi hedefliyor.

Göl Yoksa Burdur da Yok

Fotoğraf: © Özcan Yüksek

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options