Burdur Gölü

Burdur Gölü Fotoğraf: Ali İhsan Gökçen

Özet
Burdur Gölü, yağışlar, mevsimlik ve sürekli akarsular ile yeraltı sularından beslenen tektonik kökenli bir kapalı havza gölü. Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından yedinci en büyük, tuzlu göller arasında ise üçüncü büyük göl (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Havzada en önemli ekonomi sektörü %41 ile tarım ve hayvancılık, tarımın ise  %54’ü sulu olarak yapılıyor (Gül ve ark. 2015).  Havzada tarımsal sulama sebebi ile gölü besleyen akarsular üzerine yapılan barajlar ve yeraltı su kaynaklarına açılan kuyular sebebi ile gölü besleyen sular göle ulaşamıyor. Yıllık toplam yağış miktarı ortalamasında bir düşüş olmamasına rağmen yüzey ve yeraltı suları kullanımı  gölün 1987’den beri sürekli su kaybetmesine yol açıyor, bu kayıp son 20 yıldır sularının ⅓’üne ulaşmış durumda (Ataol 2010). Buna rağmen göl ve gölün su toplama havzası nesli tehlike altında olan 24 kuş, 4 balık ve 2 kelebek türü ile Burdur Gölü Önemli Doğa Alanı’nı (ÖDA) ve Önemli Kuş Alanı’nı oluşturuyor.  Örneğin tek nokta endemiği olan Burdur dişlisazacığı (Aphanius sureyanus) gölde yaşıyor ve nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruğun (Oxyura leococephala) dünya nüfusunun %70’i  burada kışlıyor.

Coğrafya
Burdur Gölü Alt Havzası, Burdur il merkezi, Isparta Keçiborlu ve Gönen ilçe sınırları içinde yer alıyor. Havza 144,269 kilometrekarelik Burdur Gölü alanıyla birlikte toplam yaklaşık 1671,025 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Göller Yöresi’nde yer alan Burdur Gölü, kuzeybatıdan Söğüt Dağı, güneydoğudan Suludere-Yayladağ Tepeleri, güneybatı ve kuzeydoğudan ise geniş alüvyal düzlükler ile çevrili tektonik bir göldür. 40 metre ortalama derinlik ile Anadolu’nun en derin göllerinden olan Burdur Gölü’nü  (en derin yeri 80 metre (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2015)) yağışlar ve yeraltı suları ile birlikte Bozçay, Kravgaz, Kurna, Çerçin, Lengüme ve Büğdüz akarsuları besliyor. Bu akarsuların debileri düşük ve yazın kuruyorlar. Burdur Gölü kapalı bir havzada yer alıyor, yani kendini besleyen sular denize ulaşmıyor.

Habitatlar ve Alan Kullanımı

Göl alanının tamamı devletin tasarrufu altında ve  göl çevresindeki araziler, hazine, özel mülkiyet ve köy tüzel kişiliğine ait. Tüm alt havzanın %56,28’ini kaplayan hazine arazileri içerisinde sulak alanlar, orman alanları, çayır ve bozkır alanları yer almaktadır. Yerleşim alanlarının dışında kalan özel şahıs arazilerinde sulu ve kuru tarım alanları (alt havzanın %39,59’u) ve göl çevresinde ise hazine ve köy tüzel kişiliğine ait alanlar (%4,13) bulunmaktadır (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Burdur Gölü Önemli Doğa Alanı; göl yüzeyi, bozkırlar, meşe toplulukları, sazlık alanlar, tuzlu bataklıklar ve tarım alanlarından oluşuyor. Göl çevresindeki küçük yükseltilerde İç Anadolu’ya özgü ova bozkırı görülür. Gölü kuzeybatıdan çevreleyen Söğüt Dağı ve güneydoğudan çevreleyen Suludere, Yayladağ Tepeleri’nde yine İç Anadolu’ya özgü olan meşe ve Söğüt Dağı’nın yüksek bölgelerinde karaçam (Pinus nigra) toplulukları bulunur. Gölün güneydoğusunda ağaçlandırma sahaları vardır. Kapalı havza gölü olan Burdur Gölü’nü besleyen ana yüzey suyu olan Bozçay göle güneybatıdan dökülür. Gölün güney ve kuzeyinde alüvyonların birikmesi ile kısmen sazlarla kaplı deltacıklar vardır. Göl kenarları ise tarım arazileri ile çevrilidir (Eken ve ark. 2006). Tahıllar, üzüm, meyve, sebze, badem, şeker pancarı ana tarımsal üretim ürünlerinden. Bölgenin önemli özelliklerinden biri gül üretimi yapılıyor olması. Alanın kuzey ve kuzeydoğusu gül tarlaları ile kaplı. Havzayı çevreleyen tepelerde ve göl çevresi otluk alanlarda küçükbaş hayvanlar otlatılıyor. Gölde balıkçılık yapılmıyor, Burdur dişlisazancığı (Aphanius burduricus) göle endemik nesli tehlike altında olan bir balık türü.

Biyoçeşitlilik
Burdur Gölü kuşlar için hem üreme hem de kışlama döneminde son derece önemli bir sulak alandır. Gölde üreyen kuş türleri arasında nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk (Oxyura leucocephala) bulunmaktadır. Göl yakın geçmişe kadar dikkuyruğun dünya nüfusunun yüzde 70’inin kışladığı bir alan durumundayken son yıllarda türün sayısı oldukça düşmüştür. Çamurcun (Anas crecca), fiyu (Anas penelope), elmabaş patka (Aythya ferina), küçük kuğu (Cygnus columbianus), sakarmeke (Fulica atra), macarördeği (Netta rufina) ve kara boyunlu batağan (Podiceps nigricolis) türleri kış mevsimini alanda geçiriyorken, kır incirkuşu (Anthus campestris), kocagöz (Burchinus oedicnemus), kızıl şahin (Buteo rufinus), leylek (Cicconia cicconia), ak pelikan (Pelecanus onocrotalus), flamingo (Phoenicopterus roseus), kaşıkçı (Platalea leucorodia), ve mahmuzlu kızkuşu (Vanellus spinosus) da alanda üreyen kuş türlerindendir (Eken ve ark. 2006).

Burdur Gölü ve gölü besleyen akarsular içsu balıkları açısından zengindir. Bölgeye endemik Burdur dişlisazancığı Aphanius anatoliae sureyanus, Cobitis (Bicanestrinia) turcica, Cobitis turcica ve Pseudophoxinus meandri içsu balık türleri bulunur.

Nesli bölgesel ölçekte tehlike altına bulunan karagözlü mavi kelebek (Glaucopsyche alexis) alandaki önemli türlerdendir (Eken ve ark. 2006).

Burdur Gölü, göl aynasında yüksek yapılı su bitkileri yok denecek kadar azdır, gölün çevresindeki nemli alanlarda, tuzcul su bitkileri yer almaktadır. Burdur Gölü’nün yakınındaki Soğanlı Sazlığı, göl çevresindeki dere ve çaylarda tatlı su bitkileri ve tuzcul su bitkileri bulunmaktadır (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013).

Beyşehir Gölü’nde Önemli Doğa Alanı (ÖDA) Kriterlerini Sağlayan Türler

Kadim Üretim Yöntemleri
Burdur Kapalı Havzası içerisinde yağmura dayalı üretim biçimlerinin başında gül yetiştiriciliği gelmektedir. Hasat edilen güller imbikte damıtılmaktadır. Bölge halkının ana geçim kaynaklarından bir diğeri de hayvancılıktır. Büyükbaş hayvancılık tamamen süt için yapılmakta ve yerli ineklerin yerini ithal ineklerin almasına rağmen küçükbaş hayvancılık

tamamen yerli ırklarla sürdürülmektedir. Bölgeye uyum sağlamış Honamlı keçisi ve kara kıl keçisi bulunmaktadır. Burdur’un coğrafi yapısına uygun olarak farklı rakımlarda yetişen yerli cevizleri bulunmaktadır. Yerli ceviz ve badem de bu bölgede yağmura dayalı olarak yetiştirilmektedir. Aynı zamanda gölün üst kesimlerinde çavdar ve arpa yetiştiriciliği bugün hala yağmura dayalı olarak yapılmaktadır. Gölün hemen kıyısında bulunan Senir bölgesinde manda yetiştiriciliği devam etmektedir.

Göl havzasında kaybolmakta olan geleneksel el sanatlarından halı dokumacılığı, imbik imalatı halen devam etmektedir. Aynı zamanda aromatik bitki toplayıcılığı ve bunları damıtarak yağ elde etme geleneği bu bölgede yaşamaktadır.

Havzadaki köylerde kerpiç, taş yığma evler ve kerpiç, sazdan yapılma ağıllar işlevini devam ettirmektedir.

Tehditler
Burdur Gölü havzada yaygınlaşan sulu tarım ile artan su ihtiyacı sebebiyle gölü besleyen dereler üzerine yapılan barajlar ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı ile 1987’den beri küçülmektedir (Ataol, 2010). Bu küçülme bugün gölün ⅓’ünün kaybına kadar ulaşmış durumda. Burdur Gölü yıllara göre seviye değişimleri ve su alma yapıları arasındaki ilişki T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “2015-2019 Burdur Gölü Alt Havzası Eylem Planı”nda yer alan tabloda açıklanmıştır.

Bu düşüş ciddi boyutlarda sulak alan habitatı kaybına ve su kuşları için büyük önem taşıyan sığ alanların kurumasına sebep olmuştur (Eken vd., 2006). Ayrıca bu hızlı su düzeyi düşüşü doğal olarak acı olan göl suyunun tuzluluk oranının yirmi sene önceki ölçümlerde Akdeniz’in iki katıyken son ölçümlerde 560 katına kadar çıkmasına sebep olmuştur.

Şekil; (Sargın, 2012)

Burdur Gölü‘ne yapılan kontrolsüz tarımsal, evsel ve endüstriyel deşarjlar sonucunda su kirliliği önemli boyutlara ulaşmıştır. Kirlilik, kentsel, evsel atıksu deşarjları ve katı atık depolama sızıntı suları gibi hem noktasal hem de foseptik çıkış suları, hayvancılık ve tarım faaliyetleri gibi yayılı kaynaklardan dolayı oluşmaktadır (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2015).

Kirlilik sonu değişen nutriyentler, bulanıklık ve organik madde göstergeleri Burdur Gölü suyunun doğal özelliğini kaybetmiş olduğunu göstermektedir. Burdur Gölü’nde toplam organik karbon (TOC) analiz değerlerinin 22-25 mg/L arasında belirlenmiş olması, gölün organik madde açısından oldukça kirli olduğunu göstermektedir. 2000’li yılların başından itibaren, Burdur Gölü’ndeki fosfat seviyesinde ve birincil üretimin göstergesi olan klorofil-a düzeyinde önemli artışlar gözlemlenirken; gölün berraklığında (Secchi diski görünürlüğü) çok önemli azalmalar görülmüştür. Yani göldeki organik kirlilik artmış ve göl ötrofik hale gelmiştir (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013).

Korunan Alanlar
Burdur Gölü endemik balık, zooplankton ve bitki türlerine ev sahipliği yapması ve kuşların üreme ve kışlama alanı olması açısından uluslararası öneme sahiptir. Göl, Önemli Doğa Alanı ve Önemli Kuş Alanı’dır.  Türkiye’nin 14 Ramsar Alanından biri olan göl, 1998’de 1. Derece Doğal Sit Alanı ve 2006’da Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilan edilmiştir. Göl havzasında Serenler Tepesi Tabiat Parkı bulunmaktadır. Ayrıca Burdur kent merkezinin Kentsel Sit Alanı ve göl çevresi Hacılar, Kuruçay gibi bazı yerleşim yerleri ve çevreleri de Arkeolojik Sit Alanı statüsündedir.

Koruma Çalışmaları
2008 yılında yürürlüğe giren ve 2013 yılında revize edilen Burdur Gölü Yönetim Planı çerçevesinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Yerel Sulak Alan Komisyonu ve diğer görevli kurum ve kuruluşlar alanın yönetiminden sorumludur (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Doğa Derneği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Sulakalanlar Şubesi tarafından yerel yönetimlerle birlikte başlatılmış Burdur Gölü Yönetim Planı çalışmasına, halkın katılımının artırılması amaçlı bir proje yürütmüştür. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, VI. Bölge Müdürlüğü, Burdur Şube Müdürlüğü tarafından “2013-2023 Burdur İlinde Doğa Turizmi Master Planı”; T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından “2015-2019 Burdur Gölü Alt Havzası Eylem Planı” hazırlanmıştır.

Burdur Belediyesi tarafından, Burdur Gölü’nde yaşayan kuş türlerinin tanınması ve gölün öneminin anlaşılması amacıyla Burdur Dikkuyruk Şenliği ve Burdur Gölü Festivali düzenlenmektedir.

Fotoğraf: Özcan Yüksek

Doğa Derneği’nin Faaliyetleri
Doğa Derneği, okullarda dikkuyruk ve diğer kuşları tanıtan eğitimler düzenledi. Burdur ili merkezinde bir ofis açarak yöre halkının yapılan çalışmalar hakkında daha detaylı bilgi almasını sağladı. Yerel ve ulusal kamu ve özel sektörden karar vericiler ile görüşmeler gerçekleştirdi. Burdur Gölü Yönetim Planı’nın hazırlanmasına destek verdi. Gölde, her sene yapılan Kış Ortası Su Kuşu Sayımı (KOSKS) çalışmasını gerçekleştirdi. Ulusal ve yerel sulak alan komisyon üyeliğinde Burdur Gölü’nün korunması için faaliyetler yürüttü. Gölün kuzeyine yapılacak havalimanını Sulak Alan Komisyonu’nda iptal edilmesini sağladı. Tarımsal sulamadaki suyun kullanımını azaltmak için örnek damlama ve yağmurlama sulama tarlaları kurdu. Su kullanımını azaltmaya yönelik Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirildi, su kullanımını azaltan tarım politikalarının desteklenmesini sağladı. Daha az su kullanan ürünleri belirledi ve bunların yaygınlaştırılması üzerine çalıştı. Burdur Gölü’nü ve başta dikkuyruk olmak üzere diğer biyolojik çeşitliliğini tanıtan görsel materyaller hazırladı. Gölü besleyen nehirler üzerine yapılan barajların göle etkisi konusunda kamuoyu oluşturmak için birçok etkinlik gerçekleştirdi. Gölün kurumasına ilişkin basın açıklamaları hazırladı, bilimsel tezlerinin hazırlanmasına katkı verdi. Sulak alanlar üzerine dünyanın değişik ülkelerinde koruma çalışması yapan kişileri bir araya getirerek Burdur’da çalıştaylar düzenledi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde kuş gözlemciliğine meraklı olan kişilere destek verdi. Burdur Gölü’nde yaşayan endemik dişli sazancık balığının korunması üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.

Kaynakça
Ataol M. (2010) Burdur Gölü Havzası İçin Yeni Bir Su Yönetim Modeli Önerisi

T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü. (2015) 2015-2019 Burdur Gölü Alt Havzası Eylem Planı

T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Hassas Alanlar Dairesi Başkanlığı – Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü (2013) Burdur Gölü

Eken G, Bozdoğan M, İsfendiyaroğlu S, Kılıç DT, ve Lise Y. (Ed.) (2006) Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları. Ankara: Doğa Derneği.

Gül A, Yılmaztürk A, Caran Ş, Ünal Y, Örücü ÖK, ve Berberoğlu E. (2015) Burdur Gölü ve Çevresinde Ekosistem Üzerindeki Çevresel Etkiler ve Stratejik Mekansal Çözümler

Sargın, A. (2012). Göl Yoksa Burdur Da Yok. Doğa Derneği

Göl Yoksa Burdur da Yok

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options