Abant Dağları

OBK001

İzlenmesi Gerekli

Aynı (0)

Yüzölçümü : 124829 ha       Yükseklik : 70 m – 1869 m

Boylam        : 31,06ºD           İl(ler)         : Bolu,Düzce, Sakarya

Enlem          : 40,65ºK           İlçe(ler)   : Düzce merkez, Bolu merkez, Kaynaşlı, Akyazı, Gölyaka, Mudurnu, Göynük, Hendek

Koruma Statüleri : Tabiat parkı, tabiatı koruma alanı, doğal sit alanı

Alanın Tanımı: Bolu – İstanbul karayolunun güneyi ile Bolu – Mudurnu karayolları arasında kalan ÖDA, Abant Dağları silsilesini içine alır. Abant Gölü, Eften Gölü, Sülüklügöl, Karamurat Gölü gibi sulak alanlar ve başta Mudurnu Çayı olmak üzere irili ufaklı birçok akarsu ÖDA’nın içinde yer alır.

Habitatlar: ÖDA’nın kuzey bölgesi, alçak kesimlerde doğu kayını (Fagus orientalis), 1500 metrenin üzerinde ise Uludağ göknarının (Abies nordmanniana ssp. bornmuelleriana) baskın olduğu sık ormanlarla kaplıdır. Ayrıca bölgede yer yer sarıçam (Pinus sylvestris) ve şimşir (Buxus sempervirens) topluluklarına rastlanır. Orman sınırı ardıç ağaçlarından oluşur. Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı’nda saf sarıçam, Uludağ göknarı, doğu kayını ve orman toplulukları ile bu türlerden oluşan karışık ormanlar yer alır. Burada ayrıca ülkemizdeki en geniş ve yoğun şimşir (Buxus sempervirens) toplulukları bulunur.

Alanın dik ve kurak olan güney yamaçları ise geçmişteki aşırı otlatma baskısından dolayı tahrip olmuştur. Burada genelde meşe baskın çalı toplulukları ve erozyona uğramış yamaçlar uzanır.

Bölgede bulunan göller ve bunlara bağlı sulak alan sistemleri alanın önemini artırır. Özellikle Abant Gölü, Abant Yaylası ve Karamurat Gölü çevresindeki turbalıklar birçok nadir bitki türüne ev sahipliği yapar.

Türler: Bitkiler açısında oldukça önemli olan Abant Dağları, dünya üzerinde sadece bu alanda yaşadığı bilinen iki bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır; Ornithogalum pascheanum ve Poa asiae-minoris.

Bölgede ülkemize endemik bir fındık faresi alt türü olan Muscardinus avellanarius abanticus bulunur

Bir alabalık alt türü olan Salmo trutta abanticus bölgeye endemiktir.

Alan birçok kelebek türü için ÖDA kriterlerini sağlamaktadır. Bu türlerden apollo (Parnassius apollo) ve Kafkas fisto kelebeği (Zerynthia caucasica) nesilleri küresel ölçekte tehlike altında olan türlerdir.

Alan Kullanımı: ÖDA’nın ormanlık ve meralık alanlarında geleneksel alan kullanımı yöntemleri devam etmektedir. Abant ve Sülüklügöl çevresindeki günübirlik turizm faaliyetleri ile bölgenin önde gelen gelir kaynaklarından bir olmaya başlamıştır.

Tehditler: Abant ve Sülüklü göllerinin çevresinde yürütülen günübirlik turizm faaliyetleri alanı yoğun insan baskısıyla karşı karşıya getirmektedir. Yakın geçmişte Abant Gölü civarında inşa edilen oteller ve yollar bitki örtüsüne zarar vermiştir.

ÖDA’nın yüksek bölümlerindeki aşırı otlatma baskısı ağaç örtüsüne zarar vermekte ve gelişmesini engellemektedir. Kaçak avcılık bölgenin karşı karşıya kaldığı sorunlardandır.

Ayrıca bölgedeki kuruluşların Sülükgöl’e yabancı balık yavruları bırakması sonucunda göle adını veren sülükler zarar görmüştür.

Koruma Çalışmaları: 1998 yılında tabiat parkı olarak koruma altına alının Abant Gölü ve çevresinin uzun devre gelişme planı 2003 yılından beri uygulanmaktadır. Sülüklügöl ve yakın çevresi 1987 yılında tabiatı koruma alanı olarak koruma altına alınmıştır.

Yerel İlgi Sahipleri: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü; Bolu Orman Bölge Müdürlüğü; Bolu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Düzce İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Sakarya İl Çevre ve Orman Müdürlüğü; Mudurnu Kaymakamlığı; Kaynaşlı Kaymakamlığı; Gölyaka Kaymakamlığı

 

Bahtiyar Kurt, Yıldıray Lise

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options