Ekle  Çıkar
Tarkan - Uyan
ATLAS BirdLife RSPB ATLAS BirdLife RSPB
 
Manda Lokumu
Bafra'nın eşi benzeri olmayan manda lokumunu bulmak için epey uğraşmamız gerekti. Sonunda bu işi yapan tek bir aile kaldığını öğrendik. Şekerleme dükkânına girdik ve içine manda kaymağı sarılmış lokumlardan tattık. Lokumu yerken üçümüzün de yüzünde aynı ifade vardı: "Yaşamak ne lezzetli şey".

Lokumu ağır ağır çiğnedim. Ağzımdaki lokmanın yolculuğunu düşündüm. Yıllardır insana ve binlerce başka canlıya hayat veren Kızılırmak Deltası olmasa bu lokumun da olmayacağını biliyordum. Mandalar deltadaki Cernek Gölü'nün uçsuz bucaksız sazlıkları arasında dolaşarak Doğancalı sahiplerine mükemmel sütlerinden vermişti. Sazlıkları kuşlar ve mandalarıyla paylaşan Doğancalı'lar o sütü alıp kaymak yapmışlardı. Bafralı şekerlemeci Cilboğlu asırlık deneyimini bu kaymağın üzerine sarıp Türkiye'nin (belki de dünyanın) tek manda lokumunu üretmişti.

Belli ki ağzımdaki benzersiz bir lokmaydı. O lokmayla birlikte üzerime Kızılırmak nehrinin, sazlıkların, mandaların, Doğancalıların ve şekerlemecinin hakkı geçmekteydi. Kilosuna 12,5 YTL vererek hepsinin hakkın ödeyebilir miydim? Elbette hayır.

Son üç gündür tam da bu büyük sorunun yanıtını verebilmek için Doğa Derneği Sulakalanlar Koordinatörü Hatice Dinç, Kızılırmak proje sorumlusu Can Yeniyurt ve ben, deltanın köylerini, Doğanca ve Yörükler beldelerini ve Bafra ilçesini dolaşıyoruz. Nasıl olur da Kızılırmak Deltası'nın üzerimizdeki hakkını ödeyebiliriz? Onu yok etmeden, onun nimetlerinden faydalanmaya nasıl devam edebiliriz?

Bu çalışmayı Çevre ve Orman Bakanlığı - Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü adına yürüttüğümüz Kızılırmak Deltası yönetim planı projesi kapsamında yapıyoruz. Çalışmayı yürütürken en önemli kılavuzumuz, bölgenin çiftçileri, mandacıları, balıkçıları, saz kesenleri, muhtarları, belediye başkanları ve diğer tüm sahipleri. Yirmiyi aşkın akademisyen danışmanımız ve alanla ilgili planlar üreten kamu kurumlarıyla birlikte Kızılırmak Deltası'ndaki girişimleri buradaki insanların desteklediği hedefler doğrultusunda birleştirmeye çalışıyoruz.

Ancak daha üç günün en başında bu işin hiç kolay olmayacağını anlıyoruz. Doğanca Belediye Başkanı daha önce yaşanan sorunlardan dolayı bizimle görüşmeyi reddediyor. Diğer tüm taraflar deltanın yönetimiyle ilgili artık çözümsüz kabul edilen sorunları dile getiriyor. Alanda gerekli izinler alınmadan açılmış drenaj kanalları görüyoruz. Balıkçılardan eski yıllarda açılan kanalların gölleri nasıl öldürdüğünü dinliyoruz.

"Eskiden göllerin tabanı kumdu. Çocukken yüzerdik. Ne zaman ki bu drenaj kanalları vuruldu, gölün dibini çamur bağladı. Balıklar azaldı."

Yörükler'in balıkçılarından Veli Aydın böyle anlatıyor. Bir yandan deltanın büyülü güzelliği içinde gezip diğer yandan deltalıları dinlerken bir kez daha öğreniyoruz:

Kızılırmak Deltası'nda hayat uçurum kenarında yürümeye benziyor. Manzarası güzel, tehlikesi bol.

Her şeye rağmen, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün bize verdiği sorumluluğun ne kadar önemli ve "tam zamanında" olduğunu anlıyoruz. Aynı zamanda çok zorlu ve büyük olan bu sorumluluk hakkında neler hissettiklerini anlamak için Can ve Hatice'nin gözlerine bakıyorum. İkisinin de göz bebekleri cam gibi parlıyor. Hayatın köklerinden beslenen bu özgüvene şahit olmak içime su serpiyor. Bir kez daha Doğa Derneği gibi yürekli ve benzersiz ekibin içinde yer almaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

Doğa Derneği, Kızılırmak'ın deltası ve burada yaşayan tüm insanlar için üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirecek. Çarşamba akşamı beni otobüse kadar yolcu eden Can camın arkasından el sallarken aslında bana bunu anlatıyor.

Tüm bunları yaşamanın verdiği huzur ve enerjiyle evin yolunu tutuyorum. Bu enerji iyice artsın diye aklım çantamdaki manda lokumlarına kaysa da, kendimi tutuyorum. Lokumlar yarın onları Ankara'daki sevdiklerimle paylaştığımda daha da lezzetli olacaklar, biliyorum.


> Doğa Hakları - 18.04.2012

> Yer misin, yemez misin? - 10.04.2012

> Kurbağa Prenses - 04.04.2012

> Amik'in Dönüşü - 21.03.2012

> Fazla gezegeniniz var mıydı? - 13.03.2012

> Başka bir taşra mümkün - 13.03.2012

> Vicdan Ayaklanması - 29.02.2012

> Antalya hangi ülkede? - 15.02.2012

> Doğanın sağı solu - 07.02.2012

> Darbe zihniyeti ve Hasankeyf - 01.02.2012

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12

 
Doğa Hakları
İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi?
>>>

Hasankeyf
Doğa Derneği Facebook Sayfası
Türkiye Su Meclisi
Çengelköy Doğa Bahçesi

 
 
  © 2004 - 2012 Doğa Derneği Her hakkı saklıdır.
Gizlilik Sartnamesi | Ziyaretçi Defteri  
ATLAS BirdLife RSPB