Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyuna açıkladığı “Kanal İstanbul” projesi, doğal alanların tahribatına, planlanan bölgede konut ve sanayi alanlarının sayısının artmasına, şehrin daha fazla plansız ve orantısız büyümesine ve Anadolu'dan İstanbul'a olan göçün de artmasına neden olacaktır.
Son dönemlerde İstanbul’da yapılması planlanan 3. Köprü, Kanal İstanbul gibi projeler, İstanbul'un plansız bir şekilde daha hızlı büyümesi anlamına geliyor. Türkiye'nin ekonomik menfaatleri, İstanbul'un daha fazla büyümesini değil, tam tersine, kademeli bir küçülmeyi hazırlayan yatırımların hazırlanmasını gerektirmekte. İstanbul'u bir cazibe merkezi haline getirmek köyden kente göçü hızlandırıyor ve Anadolu'da köylerin boşalmasına yol açıyor. Boşalan bu alanlarda baraj, maden gibi yatırımların yapılması için uygun zemin hazırlıyor. Kanal projesi her ne kadar İstanbul'da yapılsa da bütün Türkiye'yi ilgilendiriyor. Anadolu'dan daha çok insanın büyük kentlere göç etmesini ve binlerce yıldır kullanılan toprakların, meraların ve derelerin sahipsiz kalmasını hedefliyor.
İstanbul'un doğusunda yer alan ve aynı zamanda birer Önemli Doğa Alanı olan Terkos, Büyük ve Küçük Çekmece su havzalarında yoğunlaşacak olan kentleşme baskısı da İstanbul halkının gelecekteki su kaynaklarını tehdit ediyor.
Konu ile ilgili açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz, “İstanbul’un hassas canlı türleri, orman kaynakları, çevresindeki doğal kaynaklar ve ülkenin sosyo-ekonomik yapısının korunması için bu tür yatırımlar yapılmadan önce İstanbul'u daha ne kadar büyütmek istediğimize karar vermeliyiz. Türkiye’deki insanları daha ne kadar İstanbul’a ve büyük şehirlere toplamaya devam edebiliriz. İstanbul’da daha kaç milyon kişiyi yaşatmak istiyoruz. Su, trafik, kirlilik sorunlarını daha ne kadar büyütmek istiyoruz. İstanbul için planlanan büyük projeler sadece İstanbul’u değil, bütün Anadolu’yu yok etmektir, öldürmektir” dedi. |