 | | Yolcuların sayısı 300'ü aştı. Dün trene üç vagon daha eklemek kararı kaldık.
Şahika Nurdan Toker Hasankeyf'in yaşaması için yüreği atan yüzlerce, binlerce kişiden yalnızca biri. Ev hanımı. Bu sabah süt emen torununu evde eşine emanet edip koşa koşa Doğa Derneği'nin İstanbul ofisine gelmiş. Trendeki son yerlerden birini alabilmek için. Hasankeyf'ten bahsederken heyecandan gözleri parlıyor.
Acaba Hasankeyf'i sular altında bırakmak kaç kişiye heyecan veriyor? Şahika Hanım'ı dinlerken bunu düşünüyorum. On, yirmi, otuz? Sayıları yüzü geçmez. İnşaatı yapacak şirketler, birkaç bürokrat, yurt dışında bu işten nemalanacak teknisyenler ve baraja kredi verecek bankaların yüreği taşlaşmış sahipleri. Taşlar bile o yüreklerden daha güzel. En azından Hasankeyf'in görkemli taşları, kayaları, duvarları; hepsinden daha güzel.
Yüz kişinin çıkarı, binlerce yüreğin aşkını, Şahika Hanım'ın gözlerindeki ışığı ortadan kaldırmaya yetmeyecek. Kravatlıların imza törenine inat, Hasankeyf Dicle Vadisi'nde binlerce yıl daha yükselmeye devam edecek.
Hasankeyf'i yaşatmak için 29 Ağustos akşamı yola çıkıyoruz. Bu yolculuktan baraj durana kadar dönmeyeceğiz.
Sezen Aksu'nun Hasankeyf için dediği gibi:
"Ayrıcalığımız, tepkilerimiz ve direncimizde şekil bulsun. Bu insanlık suçuna dâhil olmayalım lütfen."
| | | | | Doğa Hakları | İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi? >>> |
|
| |
|  | |  | |  | |  | | | | |