Doğa Derneği, Türkiye’deki doğal alanların ülke ekonomisine büyük katkı koyduklarını ortaya koydu. Bu kapsamda pilot bölge seçilen Tuz Gölü Havzası’nın Türkiye ekonomisine yıllık katkısının 425 milyon 871 bin ABD Doları olduğu belirlendi.
Yeryüzündeki yaşam kalitesinin devamlılığı ve canlı türlerinin yok olmaması için doğal yaşam ortamlarının korunması bir zorunluluk olarak kabul edilmekte. Son yıllarda tüm dünyada doğal alanları ekonomik nedenler açısından da korumak gerektiği ortaya kondu. Bu kapsamda Türkiye’de çalışmalar yürüten Doğa Derneği, yaşam ortamlarını doğal özelliklerini kaybetmeyecek şekilde kullanmanın ekonomik açıdan çok daha akılcı olduğunu saptadı.
Ekonomik analiz için pilot bölge seçilen Tuz Gölü Havzası’nın Türkiye ekonomisine yıllık katkısının 425 milyon 871 bin ABD Doları olduğu belirlendi. Hollanda - Wageningen Üniversitesi ile işbiriği ile yürütülen çalışmaya göre Tuz Gölü havzasının ekonomimize koyduğu katkının başında 182 milyon 324 bin ABD doları ile hayvancılık geliyor. Göl havzasndaki diğer önemli ve doğa dostu üretim şekilleri arasında tuz madenciliği ve buğday tarımı geliyor. Tuz Gölü Havzası gibi, Türkiye’de doğal ekosistemlerin ekonomik olarak değerlendirilmesinin acilen gerektiği yüzlerce alan bulunmakta.
Yanlış yatırımlar Öte yandan, Türkiye’deki pek çok baraj ve tarım projesi doğal alanların ekonomiye hali hazırda koyduğu katkılar dikkate alınmadan uygulanıyor. Bunun sonucunda, kısa vadede kârlı gözüken yatırımlar orta ve uzun vadede ülke ekonomisine zarar veriyor. Bu durumun en iyi örneği Antalya'daki Avlan Gölü. Göl, tarım alanı kazanmak amacıyla 1970'li yıllarda Devlet Su İşleri tarafından büyük bir parasal kaynak harcanarak kurutuldu. Ancak kurutma çalışması ciddi bir tarımsal gelir getirmediği gibi, gölün sağladığı yüksek nem oranına muhtaç elma bahçelerinden toplanan üründe büyük bir azalmaya neden oldu. Bu nedenle bölgede yaşayan insanların talepleri sonucunda Avlan Gölü geçtiğimiz yıllarda restore edildi. Aradan geçen otuz yıllık süreç, hem ekonomik, hem de ekolojik kayıplara neden oldu. Orta Anadolu başta olmak üzere Türkiye'de ne yazık ki Avlan örneğine benzeyen pek çok sayıda proje uygulandı ve bugün de uygulanmaya devam ediyor.
Doğal yaşam 100 kat daha kârlı Dünyaca ünlü Science dergisinde yayınlanan bir makaleye göre aynı durum dünyadaki diğer ülkeler için de geçerli. Makale, Kanada, Malezya, Kamerun ve Filipinler’de yapılan pilot çalışmalar ışığında doğa dostu kullanım şekilllerinin yaşam ortamlarını yok eden uygulamalara göre orta ve uzun vadede 100 kat daha kârlı olduğunu kanıtlıyor.
Alternatif uygulamalar gerekiyor Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken: “Bilimsel çalışmalar ve geçmişte yapılan hatalar doğal yaşam ortamlarını kullanırken çok daha dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Doğa Derneği’nin yürüttüğü ekonomik analiz çalışmaları doğal alanların kullanımından elde edilen kazancın son derece ciddi rakamlara ulaştığını gösteriyor. Baraj inaşaatı ve büyük ölçekli sulama çalışmaları gibi doğal süreçler üzerinde yoğun baskı olşuturan projeler uygulanmadan önce, hem ekonomik, hem de ekolojik açıdan kârlı alternatiflerin olup olmadığı titizlikle gözden geçirilmeli” dedi. |