Çetin: 35 yıl önceydi. Şeffaf tenimin üzerinde ilk tıkırtıları duydum. Annemin rahminde dinlenirken benden hızlı yüzen spermlerin istilasına uğramıştım. Bir tanesi ince şeffaf tenimi deldi. Birleştik. Hücrelerimin her gün çoğaldığını hissediyordum.
Gaia: Üç buçuk milyar yıl önceydi. Ölü tenimin üzerinde ilk gıdıklanmaları duydum. Kemiklerimin arasını dolduran suyun içinde ilk hücrelerim büyümeye başladı. Kâinatın içinde devinen taptaze bir canlıydım artık.
Çetin: Değişik hücrelerim birleşerek organlarımı oluşturmaya başladı. Havayı soluyabilmek için gelişen hücrelerim kimi yerlerde çatallanıp uzayarak akciğerlerimi oluşturdu. Kan, kalbimden yola çıkıp damarlarımı kullanarak içime doğru akıyor, yaşam enerjimi taşıyordu.
Gaia: Değişik hücrelerim değişik şekillerde birleşerek organlar oluşturmaya başladı. Hareketsiz yeşil hücrelerim kimi yerlerde çatallanıp uzayarak orman oldu. Su, dağlardaki kaynaklardan dereleri kullanarak içime doğru akıyor, yaşam enerjimi taşıyordu.
Çetin: Aradan 35 yıl, 5 ay, 29 gün geçti. Bu hastalığa tutulduğumu öğrendim. Ciğerlerimde bir yerde bir hücre kitlesi oluşmuş. Bu hücreler, önlerine çıkan bütün engelleri aşıp başka organlarıma yerleşiyorlarmış. Kemiklerime, iliklerime, beynime. Başka yerlere gitmekle de kalmıyorlarmış. Kanımı, soluğumu kirletip, zehirlerini akıtıyorlarmış. Damarlarımdan akan kanın önüne engeller kurup, onu donduruyorlarmış. Ateşim de gitgide yükseliyor.
Gaia: Aradan çok uzun zaman geçti. Bir gün, bedenimdeki hareketli hücrelerden adı “insan” olanların garip bir şekilde çoğalmaya başladığını fark ettim. Sanki bedenim bomboşmuş gibi çoğalmak istiyorlardı. Önlerine çıkan tüm engelleri aşıp bedenimdeki organları kendi istedikleri gibi kullanmaya başladılar. Ormanları, bozkırları, gölleri yok ettiler. Soluduğum havayı kirletip denizlere zehir akıttılar. Derelerimden akan suyun önüne engeller kurup baraj yaptılar. Sıcaklığım da git gide artıyor.
Çetin: Gaia! Onlar bizim kendi hücrelerimiz değil miydi? Peki bu ihanet niye? Her şeye rağmen, senin durumun benden farklı. Her şeyden önce senin yaşayabilmen için benim ölmem gerekli. Ayrıca ben, bedeninde açtığımız yaraları görüp başkalarına gösterebilirim. Ben, senin bir hücren, seni senin gibi kavrayabilirim. Ben insanım Gaia, boğazıma kadar kötülüğe batmış olsam bile, yolumdan geri dönebilirim. Bu ihanetten pişmanlık duyabilir, seni kanserden kurtarabilirim. Başka bir insan olabilir, başka bir dünyayı kucaklayabilirim. Geç kalmadık Gaia. Bekle, göreceksin!
Güven Eken Doğa Derneği Başkanı guven.eken@dogadernegi.org
Radikal / 30 Haziran 2011
|