Henüz neye ve kime baktığı bilinmeyen yorgun bir bakan...
Antalya Alakır Vadisi için yazılmış “Alakır’ın Sesi”ni dinliyorum. Kıyısında yaşadıkları nehir özgürce aksın diye Alakırlılar’ın yazdığı bir şarkı bu.
Şarkıyı hazırlayanlar uzun zamandır sadece çatılarının üzerindeki küçük bir güneş panelinin ürettiği kadar elektrik kullanıyorlar. Daha fazlasını tüketmenin doğaya zarar vereceğine inanıyorlar.
Bir yandan şarkıyı dinliyor, diğer yandan Çevre Bakanı Eroğlu’nun gazetelere yansıyan demeçlerini okuyorum. Eroğlu, hidroelektrik santrallere (HES) karşı çıkan herkesi “vatan hainliği” ile suçluyor. Peki Eroğlu kimdir? Nasıl oluyor da bir ülkenin Çevre Bakanı, aynı zamanda o ülkenin doğasına zarar veren projelerin arkasında durabiliyor? İşte Eroğlu’nun hikayesi…
Eroğlu bir akademisyen ve baraj mühendisi. Su yapıları konudaki üstün becerisi nedeniyle uzun yıllar İSKİ’nin Genel Müdürlüğü’nü yürüttü. Daha sonra, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü olarak görevlendirildi. Baraj ve HES misyonerliğinin zirvesine ise Çevre Bakanı olarak ulaştı. Zira Çevre Bakanı olmakla kalmadı, asıl ilgi alanı olan DSİ’yi de yıllardır bağlı olduğu Enerji Bakanlığı’ndan ayırarak kendi komutası altına aldı.
Eroğlu, Bakanlığın uygulamakla yükümlü olduğu doğayı koruyan tüm kanunları sümen altı ederek yalnızca HES ve baraj inşaatlarına odaklandı. Öyle ki, sayısız açıklamasında “benim işim baraj yapmak” cümlesini kurabildi. Eroğlu, icraatları ile Hasankeyf’i yok eden Bakan olarak tarihe geçmeye aday oldu.
Kimdir Eroğlu? Eroğlu Anadolu’nun iki bin deresini satan kişidir. Yuvarlakçay’daki binlerce köylüyü “suyumuzu vermeyeceğiz” diye isyan ettiren zattır. Allianoi’a küçük bir kurtarma projesini çok gören, onu kumlara boğan adamdır. Eşsiz bir Vadi, İkizdere, doğal sit alanı ilan edildiğinde sinirlenen ve bu kararı iptal ettirmek için dava açan dünyanın ilk Çevre Bakanı’dır.
Rize Senoz’da seksen yaşındaki anasıyla kimseye zararı dokunmadan yaşayan Nacaklı Sinan’ın ve daha nice Sinan’ın yaşamını sefil eden adamdır. Alakır Nehri’nin kıyısında onurlu ve dürüst bir yaşam seçmiş insanların deresini satan, onları HES şantiyesinin ortasına atan, bunlar yetmezmiş gibi aynı insanları “vatan hainliği” ile suçlayan bir bakandır. Eroğlu, henüz neye ve kime baktığı bilinmeyen yorgun bir bakan…
Bu sabah Eroğlu’nu daha fazla yormamaya karar verdim. Hemen şuracıkta ilan ediyorum. Vatandan anladığımız şey tüm dereleri satılmış koca bir HES şantiyesi ise evet ben de vatan hainiyim.
Bu nedenle, Türkiye’nin koca bir şantiyeye dönüşmesine karşı çıkan ve bu toprakları seven milyonlarla beraber mücadele edeceğim. Anadolu’nun içine sürüklendiği HES ve baraj cinnetini durdurmak için... Son nefesime kadar…
Güven Eken Doğa Derneği Başkanı guven.eken@dogadernegi.org |