 |
|
|
Doğa Derneği'nin girişimleriyle Türkiye'nin 1994-2004 yılları arasındaki kuş verileri "Avrupa'nın Kuşları Raporu 2004"de yer aldı. Bilim dünyasında büyük prestije sahip bu yayında, ilk kez Türkiye dahil tüm Avrupa ülkelerinin kuş verileri bir araya getirildi. Envantere göre 319 tür ile AB ülkeleri içinde en çok kuş türüne sahip ülke Türkiye. Ülkemizi 281 tür ile Fransa takip ediyor. Bronz madalyayı ise 261 tür ile İspanya aldı.
Öte yandan, kuşların sayısındaki azalma oranında da ne yazık ki yine Türkiye birinci oldu. Türkiye'deki kuş türlerinin %53,6'sı geçitiğimiz on yıl içinde ciddi oranda azaldı. Kuş popülasyonlarının yok oluş hızında %46,4'lük azalma oranıyla Türkiye'yi AB üyesi İsveç takip ediyor. Kuşların en iyi korunduğu ülke ise İngiltere. İngiltere'de son on yılda kuşların %37,6'sının nüfusu arttı. Doğamızdaki değişimleri kuşlar aracılığıyla anlatan yayında, yabani kuş türlerinin koruma durumları ile ilgili son derece ayrıntılı bilgi ve değerlendirmeler yer alıyor.
Toplam 14,000 verinin derlendiği yayın, Avrupa'daki her iki kuş türünden yaklaşık birisinin tehlike altında olduğunu gösteriyor. Yayın, Türkiye'nin kuşları hakkında önemli bilgileri de ortaya koydu. Rapora göre, Avrupa'daki 556 kuş türünden 226'sının tehlike altında ve bu türlerin 148'i Türkiye'de de yaşıyor. Öte yandan Avrupa Birliği sınırları içerisinde sadece Türkiye'de üreyen 32 kuş türü bulunuyor. Bu durum, Türkiye'mizi Avrupa'nın tür çeşitliliğine katkıda bulunan en önemli ülkesi yapıyor. Raporda, kuş türlerinin koruma önceliklerini değerlendirmek ve Avrupa'daki dağılım oranlarına göre sınıflandırmak için SPEC adı verilen bir dizi nicel kritere dayalı kategoriler kullanılıyor. SPEC, "Avrupa çapında koruma öncelikli tür kelimesi"nin İngilizce kısaltması.
Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken "Kuşlar sağlıklı bir dünyanın en güzel göstergeleri. Bu yeni yayınımız, kuşların olduğu kadar tüm Türkiye doğasının son on yılda yaşadığı aşınmayı belgeliyor. Doğa Derneği'nin çalışmaları sayesinde AB'de kazandığımız bu iki birincilik, bize hem doğamızın ne kadar zengin olduğunu, hem de bu zenginliği yaşatabilmek için kaybedecek zamanımız kalmadığını hatırlatıyor. Türkiye'nin üzerine düşen bu görev, ancak devlet kuruluşları, akademisyenler, özel sektör, medya ve sivil toplum arasındaki mutlak işbirliği sayesinde yerine getirilebilir" dedi. |
|
|
|
|
| | | Doğa Hakları | İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi? >>> |
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|
|