Geçtiğimiz günlerde Brezilya’da Amazon Nehri'ndeki yaşamı savunan dostlarımızdan bir mesaj geldi. Mesajda 20 yıldır Amazon Nehri’nin özgür akması için verdikleri mücadeleye bizden de destek bekledikleri yazıyordu. Bu mesajı dünyanın dört bir yanına yollamış, Brezilya büyükelçiliklerine Amazon için baskı yapmamızı talep etmişlerdi.
Biz de büyük bir heyecanla hazırlıklara başladık. Tüm dünya ile aynı günde Amazon için bir şeyler yapmayı hayal etmek heyecan vericiydi. Önce yüzümüzü oradaki yerliler gibi boyamayı düşündük. Sonra onlara saygımızdan birebir taklit etmek yerine temsili olarak Amazon ormanlarının yeşiline boyamaya ve basın açıklamamızı bu şekilde gerçekleştirmeye karar verdik.
Brezilya hükümeti dünyanın üçüncü büyük barajını, dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon Nehri’nin ana koluna Şingu (Xingu) Nehri’ne inşa etmeye hazırlanıyor. Oysa bu baraj Brezilya’nın askeri diktatörlük yıllarından kalma bir proje. Üstelik ulusal ve uluslararası tepkiler nedeniyle defalarca ötelenmiş. Dünyanın en tartışmalı barajlarından biri olarak bilinen Belo Monte'ye karşı yerli halklar 20 yıldır mücadele veriyor. 2009 yılında Amazon yerlileriyle görüşen Brezilya Cumhurbaşkanı Lula (Luiz Inacio Lula da Silva), projeyi yeniden gözden geçireceğine ve kimsenin bu projeyi zorla yaptıramayacağına dair söz vermişti. Şimdi, Brezilya hükümeti baraj inşaatına izin verdiği için hem kendi ülkesinde hem de tüm dünyada tepki topluyor.
Belo Monte baraj projesi, bugüne kadar Amazon'da yapılması planlanan en büyük, dolayısıyla bölge doğasına en fazla zarar verecek olan proje. Dünyanın üçüncü büyük barajı olacak Belo Monte, yağmur ormanlarının bir kısmını yok edecek ve en az 20 bin insanın göç etmesine ve özellikle Amazon yerlilerinin Amazon'daki yaşamının yok olmasına neden olacak.
Belo Monte baraj projesi, Şingu Nehri’nin %80’ini bulunduğu yatağından alacak ve bölgede yaşayan Juruna ve Arara yerli halklarının susuz kalmasına neden olacak. Bunu gerçekleştirebilmek için 500 metre genişliğinde 75 kilometre uzunluğunda bir kanal inşa edilecek ve bu kanal için ormanlar katledilecek. Baraj için hazırlanan çevre etki değerlendirme (ÇED) raporu da şaibeli. Fauna verileri, su kalitesi ve sosyo-ekonomik değerlendirme gibi konularda rapora itirazlar devam ediyor.
Şingu Nehri’nde 18 etnik gruptan 25 bin yerli yaşıyor. Blo Monte ile tehdit altında olan Arara yerlilerinden Ze Carlos Arara “Yaptığımız her şey nehre bağlı. Yolculuk yapmak, ailemizle gezmek ve tedavi olmak gibi. Biz nehrimizin ölmesini istemiyoruz. Biz çocuklarımıza nehir hikâyeleri anlatmak değil nehrin kendisini göstermek istiyoruz.” diyor.
Çoğumuz için Amazon, dünyanın öbür ucunda belki de hiç göremeyeceğimiz uzak bir masal diyarı. Oysa Amazon’da yaşananlarla burada Dicle Nehri’nde Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni tehdit eden Ilısu Barajı için yaşananlar arasında hiçbir fark yok. Dünyanın en önemli can damarları barajlarla kesilmeye çalışılıyor ve geri dönüşü olmayan büyük yıkımlar yaşanıyor. Nehirler akmadığında dünyanın ne derece yaşıyor olacağı ve dünyadaki yaşamın ne kadar süreceği belirsiz.
Dünyanın iklimini dengeleyen en önemli yaşam alanı Amazonlarda yapılması planlanan Belo Monte barajına karşı mücadelenin yerli lideri Antonia Melo'nun çağrısı üzerine Doğa Derneği aktivistleri bu doğa katliamına dikkat çekmek için Brezilya Büyükelçiliği önünde yüzlerini Amazon ormanlarının yeşiline boyayarak eylem yaptı. Dicle Tuba Kılıç, Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü
Radikal / 24 Ağustos 2011 |