Ekle  Çıkar
Tarkan - Uyan
ATLAS BirdLife RSPB ATLAS BirdLife RSPB
 
Akdeniz Üniversitesi'nde HES Paneli Düzenlendi

Son yıllarda Türkiye’de giderek yaygınlaşan Hidroelektrik santralleri (HES) Akdeniz Üniversitesi(A.Ü)’nde düzenlenen panelle bir kez daha eleştirildi. Yüzün üzerinde öğrencinin katıldığı ve konuyla ilgili araştırmacı öğretim görevlilerinin sunumlar yaptığı etkinlikte HES’lerin yaratacağı geri döndürelemez doğa tahribatına dikkat çekildi.

Hükümetin “temiz enerji” sınıfına aldığı HES’lere bir tepki de Akdeniz Üniversitesi’nden geldi. Öğrencilerin talebiyle gerçekleştirilen panelde “Anadolu’nun İsyanı” adlı kısa belgeselin gösterimi yapıldıktan sonra söz alan Prof.Dr. Gülser ÖZTUNALI KAYIR; HES’lerin dünyadaki geçmişinin 1993 ile birlikte Uruguay’da başladığını ve yine aynı tarihlerde dünya ölçeğinde bir küreselleşme hareketine girişildiğini söyleyerek, “geri bıraktırılmış ülkelerin doğal kaynaklarının Dünya Bankası tarafından yağmalanmakta” olduğuna dikkat çekti. Kayır; “Hükümetin enerji reformu bir aldatmaca. Bu reformlarla birlikte enerji piyasası özel şirketlerin insafına bırakıldı. Uluslararası ve türk şirketlerin oluşturduğu karma enerji şirketleri bütün doğal kaynaklarımıza ‘kar-zarar’ hesaplamasıyla göz diktiler.  Oysa doğa üzerinden ‘kar-zarar’ hesaplaması bile yapılmaması gerekir. Kaldı ki HES’ler ne istihdam üretmektedir ne de elektrik; yalnızca birilerine rant sağlamaktalar. ‘Derelerimiz özgür aksın’ demek; romantizm değil, yaşam hakkını savunmak için bir zorunluluk.” dedi.

Daha sonra söz alan Yrd. Doç. Dr. Ferhunde HAYIRSEVER TOPÇU da HES’in zararlarına değindikten sonra bu konuda ilerleyen sürece değinerek; “kendi raporlarını bile hiçe sayıyorlar. Sanki aynı su üzerindeki heslerin birbirleriyle hiç bağlantısı yokmuş gibi planlama yapılıyor.” dedi.

Son olarak sunum yapan Orman Yük. Müh. Gürel ŞİRİN; temiz suya erişimin en temel insan haklarından biri olduğuna değinerek, “doğal kaynaklar hiç bir sınıf veya katman tarafından sahiplenilemez.” Dedi. “Ülkemizin tüm akarsularının feda edilmesiyle elde edilecek enerji; ihtiyacımızın sadece yüzde5’ini kapsamaktadır. Esas tartışılması gereken şey suyun ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi. 82 anayasasıyla birlikte doğal kaynaklarımızın özelleştirilmesi kolaylaştırılmıştır.” Diye devam eden Şirin; “Tabiatı ve doğal hayatı koruma yasası tümden bir doğanın yok edilmesi yasası. Bunun yerine su hakkı anayasal güvenceye alınmalı. Suyumuza sahip çıkmayı becerebilecek miyiz? Insanoğlunun önündeki ciddi bir sorun bu." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Sunumların ardından öğrenciler ve konuşmacılar kısa bir tartışma yaptıktan sonra Antalya’daki HES’lere karşı daha fazla faaliyette bulunulması gerektiğinin altını çizdiler. Etkinlik; Nisan’da gerçekleştirilecek “Büyük Anadolu Yürüyüşü”ne çağrı yapılmasıyla son buldu.
 
Doğa Hakları
İnsan doğanın haklarını tanımadan haksızlığa dair sorunlarını çözebilir mi?
>>>
Hasankeyf
Doğa Derneği Facebook Sayfası
Türkiye Su Meclisi
Çengelköy DoğŸa Bahçesi
 
 
  © 2004 - 2012 Doğa Derneği Her hakkı saklıdır.
Gizlilik Sözleşmesi  
ATLAS BirdLife RSPB